17’ler Sonsuza Kadar Dalgalanacak, Zafer Bayraklarımızdır!

17 ler foto

17’LER MERCAN’DAN GELECEĞE: DİRENİŞİN VE ZAFERİN ÇAĞRISI!

Bugün içinden geçtiğimiz tarihsel kesit, emperyalizmin ve onun yerli işbirlikçisi faşist diktatörlüğün en azgın, en pervasız saldırılarıyla şekillenmektedir. Egemen sınıflar, içine düştükleri yapısal krizin faturasını işçi sınıfına ve ezilen halk kitlelerine ödetebilmek için her türlü şiddet, baskı ve ideolojik manipülasyon aracını devreye sokmuştur. Ancak bilinmelidir ki bugünün çetin mücadele koşulları; tasfiyeciliğin ve teslimiyetçiliğin değil, Marksizm-Leninizm-Maoizm (MLM) kılavuzluğunda çelikleşen devrimci iradenin ve sarsılmaz kararlılığın zeminidir. Düşmanın saldırganlığı gücünden değil, tarihsel çaresizliğinden ve korkularından kaynaklanmaktadır.

Sınıf mücadelesi bugün çelişkilerin en çıplak, en keskin biçimde yaşandığı bir evreden geçmektedir. Faşist iktidar ve onun arkasındaki emperyalist güçler, halkın en meşru hak arama eylemlerine dahi tahammül edememekte; hapishanelerden fabrikalara, sokaklardan dağlara kadar her alanı bir kuşatma sahasına dönüştürmektedir. Tasfiyeci rüzgârların, reformist hayallerin ve yılgınlığın kitlelere enjekte edilmeye çalışıldığı bu zorlu koşullar, bizim için geri çekilmenin değil; yenilgilerden ve onları doğuran hatalardan dersler çıkararak mücadeleyi her cephede daha da büyütmenin tarihsel manivelasıdır.

Maoist komünistler, nesnel koşulların zorluğunu ve düşmanın teknik-askeri üstünlüğünü hiçbir zaman mutlaklaştırmaz. Bizler, rüzgâra karşı yürümeyi ve akıntıya karşı kürek çekerek tarihin nehirlerini tersine çevirmeyi ilke edinmiş bir geleneğin ardıllarıyız. Bugünün karanlığı, şafağın en yakın olduğunun habercisidir.

Bizim zafere olan inancımız, soyut bir iyimserlikten ya da kof bir ajitasyondan beslenmez. Bu inanç; devrim bilimi olan MLM’nin, diyalektik ve tarihsel materyalizmin sarsılmaz ilkelerine dayanır. Bu bilimi kuşanmış olan partimiz, dün olduğu gibi bugün de hiçbir koşulda teslimiyet bayrağını çekmeyecek; yaralarını sararak, ayak bağlarından kurtularak, çürüyen ve yozlaşan olanla ideolojik temelde hesaplaşarak, proletaryanın öncü kurmayı olarak mevzilerine sıkı sıkıya sarılacak ve daha ileriye yürüyecektir.

Mao Zedung yoldaşın bizlere öğrettiği, önder Kaypakkaya’nın pratiğiyle doğruladığı gibi; taktik düzeyde yaşanan geçici zorluklar, kayıplar ya da geri çekilmeler bizde en küçük bir inanç kırılmasına yol açamaz. Kararlılığımız, her sokağı barikata, her fabrikayı direniş kalesine dönüştüren halkımızın haklılığından beslenmektedir.

17’lerimizin kanlarıyla mühürlediği sınıf mücadelesinin tarihsel gerçeği budur: Zafer, er ya da geç, bedel ödemekten çekinmeyenlerin ve sonuna kadar direnenlerin olacaktır.

Unutulmasın!

Bugün düşman; medya gücüyle, modern silahlarıyla ve kolluk kuvvetleriyle yenilmez bir dev gibi görünebilir. Ancak bu, kâğıttan bir kaplanın geçici görkeminden başka bir şey değildir. Çünkü faşizm ve emperyalizm, insanlığın ilerleyişinin karşısında duran, tarihsel ömrünü tüketmiş gerici sistemlerdir. Tarihsel olarak çürüyen ve halka verebileceği hiçbir şey kalmayan her egemenlik gibi onlar da yıkılmaya mahkûmdur.

Düşman halktan kopuktur, halka yabancıdır ve gücünü yalnızca zorbalıktan almaktadır. Bizim gücümüz ise köklerini sömürülen milyonların bağrından almaktadır. Silahlar ve teknik ne kadar gelişmiş olursa olsun, savaşı belirleyen en nihai unsur insan faktörü; kitlelerin örgütlü bilinci ve iradesidir. Tarihin sayısız kez doğruladığı, eskimeyen ve değerinden hiçbir şey kaybetmeyen gerçek budur.

Gerçeğe inananlar, gerçeğin izinde 17’ler gibi zafere yürüyenler; yol boyunca yaşanan bükülmeler nedeniyle fiziken aramızdan ayrılsalar da mücadeleye kattıkları canlarıyla, inatla, bilinçle ve kinle savaşan ardıl yoldaşlarının bedenlerinde ve pratiklerinde yaşamaya devam ederler.

Onlar ölümsüzdür!

Ölümlü olanlar; devrimci bilinci paslananlar, kurtuluşu sömürü düzeninin sınırları içinde arayanlar, dümeni sağa kıran her türden sağ oportünist, revizyonist ve pragmatist korkaklardır.

Bugünkü koşullar, devrim fikrinin kitleler içerisinde giderek daha güçlü karşılık bulduğunu göstermektedir. Burjuva seçim sistemine ve onun ürettiği hükümetlere duyulan güvensizlik her geçen gün büyümekte, kararsız ve arayış içindeki kitlelerin sayısı artmaktadır. Nesnel gerçeklik, kitleleri devrim fikrine daha fazla yaklaştırmaktadır.

Devrim için koşulların böylesine olgunlaştığı bir dönemde, kitlelere önderlik edecek gerçek Maoist komünist partinin varlığı yaşamsal bir zorunluluktur. Bu nedenle dikkat merkezine konulması gereken temel sorun; savaşçı Maoist parti gerçekliğinin inşası, tarihsel temelleri üzerinde doğrultulması ve zafere giden yolda öncülük ve önderlik görevini yerine getirmesidir. Eksik olan budur; tamamlanması gereken görev de budur.

Egemen sınıflar kendi içlerinde klik çatışmalarıyla bölünmekte ve giderek yönetemez hâle gelmektedir. Onların stratejik zayıflığı, yapısal krizlerinde ve halka duydukları düşmanlıkta gizlidir. Bu nedenle düşmanın yenilgisi dönemsel bir ihtimal değil, tarihsel bir zorunluluktur.

Bu temelde;

16-17 Haziran 2005’te Mercan Vadisi’nde ölümsüzleşen Cafer Cangöz, Aydın Hanbayat, Alaattin Ataş, Ali Rıza Sabur, Okan Ünsal, Berna Ünsal, Gülnaz Yıldız, Ökkeş Karaoğlu, Cemal Çakmak, Çağdaş Can, İbrahim Akdeniz, Binali Güler, Taylan Yıldız, Kenan Çakıcı, Ahmet Pektaş, Dursun Turgut ve Ersin Kantar yoldaşlarımızın anılarını bugün sarsılmaz bir mücadele gücüne dönüştürüyoruz. Onların hayalini kurduğu özgür ve sınıfsız dünya zaferini gerçekleştirmek için mücadeleyi daha kararlı, daha örgütlü ve daha sıkı bağlarla her cephede büyüterek sürdüreceğiz.

Yoldaşlar! İşçiler! Emekçiler!

Faşizmin kalelerini yıkacak yegâne güç, MLM bayrağı altında kenetlenmiş halkın örgütlü gücüdür. Bugün bizi yıldırmaya çalışanlar, yarın tarihin çöp sepetindeki yerlerini alacaklardır. Zafer inancımızı kuşanarak, kararlılığımızı çelikleştirerek düşmanın üzerine yürümeye devam edeceğiz.

Bugünün zorlu mücadele koşullarını devrimin sıçrama tahtasına dönüştürelim!

Stratejik olarak çökmekte olan düşmana son darbeyi vurmak için safları sıklaştıralım!

Yaşasın Marksizm-Leninizm-Maoizm!

17’ler Ölümsüzdür!

Kahrolsun Faşizm ve Her Türden Gericilik!

Düşman Mutlaka Yenilecek, Direnen Halklar Kazanacak!

Şan Olsun Zafere İnananlara ve Savaşanlara!

MKP

Exit mobile version