İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, “İş Cinayetlerine ve Çocuk İşçiliğine Karşı Mücadeleye… 2025 yılında en az 2 bin 105 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti” başlığıyla 2025 yılına dair işçi cinayetleri raporunu yayımladı. Raporda, 2025 yılında en az 2 bin 105, her gün en az 6 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği belirtildi.
İSİG raporunda 2025 yılının da bir önceki yılı geride bırakarak ve özellikle 94 çocuk işçinin iş cinayetinde yaşamını yitirdiğini vurguluyor. Bu yükselişin basitçe iş güvenliği gibi tedbirsizliklerden kaynaklı değil, kapsamlı bir sistem sorunu olduğunu aktarıyor.
İSİG raporunda en az ifadesi vurgulayarak bu sayının daha üstünde cinayet yaşandığını fakat raporda yer alan işçilerin basın aracılığıyla veya çeşitli STK’lar, dernekler veya mesai arkadaşları gibi gelen ihbarlar aracılığıyla raporlaştırılabilen sonuç olduğunu aktarıyor. Ve resmi kaynaklarla karşılaştırıldığında bu sayının daha da fazla olduğunu belirtiyor. Raporda 2025 yılı için: “Yüzde 67’sini ulusal basından; yüzde 33’ünü ise işçilerin mesai arkadaşları, hemşehri dernekleri, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla 2025 yılında en az 2105, her gün ‘en az’ 6 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.” aktarıldı.
2025 yılında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı şöyle:
- Ocak ayında en az 180 işçi,
- Şubat ayında en az 129 işçi,
- Mart ayında en az 158 işçi,
- Nisan ayında en az 158 işçi,
- Mayıs ayında en az 178 işçi,
- Haziran ayında en az 161 işçi,
- Temmuz ayında en az 212 işçi,
- Ağustos ayında en az 196 işçi,
- Eylül ayında en az 208 işçi,
- Ekim ayında en az 171 işçi,
- Kasım ayında en az 219 işçi,
- Aralık ayında en az 135 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti…
MESEM VE ARTAN ÇOCUK İŞÇİLİK
Pandemi dönemi sonrası liselerde eğitim tıpkı üniversitelerde olduğu gibi örgün eğitim modelinden açıktan bir modele evrildi. Kitlesel olarak da çocuklar kaydını açıktan eğitim modeline kaydını aldırdı. Raporda bunun sebebi, yoksullaşmayla birlikte her yaştan her kesimin çalışmak zorunda kalması olarak ele alınıyor. Raporda bu durum şu şekilde ifade ediliyor:
“Diğer yandan kentsel yoksulluk yaygınlaşınca eğitim politikalarının da bu konudaki yönlendirmesiyle hızla ‘çocuk işçiliği kentleşti’. Pandemi süreci ile birlikte çocuklar kitlesel olarak örgün eğitimden açık liseye kaydını aldırdı. Özellikle MESEM’de gördüğümüz üzere bizzat devlet politikalarıyla kitleselleştirilen çocuk işçilik ve tüm Anadolu kentlerinde yoğunlaşan OSB gerçekliği artık çocuk işçi ölümlerini kent merkezlerine ve çeperlerine taşıdı. Tarım işçisi çocuklar tamamen sosyal hayattan dışlandığı ve yerleşim merkezleri dışında hem yaşadıkları hem çalıştıkları alanda çevrelendiklerinden ötürü çocuklar ve ölümleri devlet ve sermaye tarafından ‘görünmez’ kılınıyordu. Oysa çocuk işçiler artık her yerde, kentin göbeğinde. Hepimizin ailesinde veya sülalesinde bir çocuk çalışıyor, her sokakta tanıdığımız bir çalışan çocuk var.”
2025 yılı için özellikle MESEM vurgusu yapılıyor. MESEM projesi kapsamında çocuk işçiliğin arttığı ve güvencesiz koşullarda çalıştırıldığı bir yıl oldu. Çocuk işçiler MESEM adı altında hem sömürüldü hem şiddete uğradı hem de iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Raporda 2025 yılında en az 94 çocuk işçinin yaşamını yitirdiği altı çiziliyor.
2025 YILINDA İŞ CİNAYETLERİNİN YAŞ GRUPLARINA GÖRE DAĞILIMI
- 14 yaş ve altı 26 çocuk işçi,
- 15-17 yaş arası 68 çocuk/genç işçi,
- 18-29 yaş arası 382 işçi,
- 30-49 yaş arası 874 işçi,
- 50-64 yaş arası 558 işçi,
- 65 yaş ve üstü 126 işçi,
- Yaşı bilinmeyen 71 işçi.
2025 YILINDA İŞ CİNAYETLERİNİN SEKTÖRLERE GÖRE DAĞILIMI
Raporda dikkat edilen bir nokta ise her ölümün işçi cinayeti olarak nitelendirilmemesi. Bazı ölümlerin iş yerinde veya mesai saati içinde gerçekleşmemiş olması hukuki olarak normal kaza olarak nitelendiriliyor. Fakat İSİG bunun yanlış bir değerlendirme olduğunu işçinin sağlanan sağlıksız koşullardan dolayı katledildiğini belirtiyor. Bunu maddelerle açıklıyor:
- “İş cinayetlerinin bir numaralı nedeni trafik, servis kazalarıdır. Ancak bu ölümler iş cinayeti olarak değil trafik kazası olarak görülüyor. Oysa tır, kamyon, otobüs, servis minibüsü, taksi şoförleri, moto kuryeler uzun çalışma saatlerinde ve neredeyse dönüşümsüz çalışmaktalar. Diğer yandan araçların yeterli bakımı yapılmıyor ve eski araçlar kullanılıyor, yol aydınlatması veya düzenlemelerinde sorunlar var, iş yetiştirme baskısı cabası vb. Şoför ölümleri bir iş cinayetidir, yine servislerde birçok işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmektedir. Ayrıca trafik kazaları birçok yurttaşında ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu için bir halk sağlığı sorunudur.
- İnşaatlarda dış cephe iskele, çatı, asansör boşluğu vb. yüksekten düşmeler ölümlerin yarıdan fazlasını oluştururken diğer iki temel neden ise ezilme/göçük ile elektrik çarpmalarıdır.
- Özellikle mevsimlik tarım işçilerinin çalıştıkları bölgelere ya da tarlaya yolculuğu sırasında uygun olmayan ulaşım araçlarının kullanılması, eskiyen traktörler, işçilerin barınma-dinlenme-temizlik alanlarının yetersizliği vb. ölümlerin temel nedenlerini oluşturuyor.
- ‘Görünmez hale getirmenin en önemli yolu’ meydana gelen ölümün yüksekten düşme, göçük, elektrik çarpması gibi daha bilinen nedenlere bağlı olmamasından da kaynaklanıyor. Oysa her işkolu ve sektör farklı koşullar ve özgünlükler barındırıyor. Bu noktada kalp krizi, beyin kanaması, intihar ve şiddet nedenli ölümler ve hatta trafik kazaları iş cinayetlerinin görünmez kılınanları arasında yer alıyor.”
Ayrıca sektörlere göre de inceleme yaparken hızla yükseliş gösteren sektörlerdeki cinayetlerin özellikle inşaat, kimya enerji, sanayi gibi alanlarda olduğunu bu sektörlerde güvencesiz, sağlıksız iş olanaklarıyla işçilerin çalıştırıldığı, kaçınılmaz olarak işçilerin katledildiğini aktarıyor.
2025 yılında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:
- İnşaat, Yol işkolunda 493 işçi;
- Tarım, Orman işkolunda 414 emekçi (183 işçi ve 231 çiftçi);
- Taşımacılık işkolunda 272 işçi;
- Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 144 emekçi;
- Belediye, Genel İşler işkolunda 125 işçi;
- Metal işkolunda 108 işçi;
- Konaklama, Eğlence işkolunda 103 işçi;
- Madencilik işkolunda 61 işçi;
- Enerji işkolunda 48 işçi;
- Petro-Kimya, Lastik işkolunda 45 işçi;
- Gıda, Şeker işkolunda 43 işçi;
- Savunma, Güvenlik işkolunda 33 işçi;
- Tekstil, Deri işkolunda 32 işçi;
- Çimento, Toprak, Cam işkolunda 30 işçi;
- Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 30 işçi;
- Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 26 işçi;
- Ağaç, Kâğıt işkolunda 19 işçi;
- Banka, Finans, Sigorta işkolunda 4 işçi;
- İletişim işkolunda 3 işçi;
- Basın, Gazetecilik işkolunda 3 işçi;
- Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 69 işçi hayatını kaybetti.
