Galatasaray Meydanı’nın hafıza mekanına dönüşen sessiz çığlığı, 1099. haftasında bir kez daha 12 Eylül karanlığının yuttuğu isimlerden biri için yükseldi.
Cumartesi Anneleri/İnsanları, adalet arayışlarının 1099. haftasında bir kez daha Galatasaray Meydanı’ndaydı. Bu haftaki eylemde, 12 Eylül askeri darbesinin ardından 10 Nisan 1981’de gözaltına alınan ve o günden beri kendisinden haber alınamayan Nurettin Yedigöl’ün akıbeti soruldu.
Aradan geçen 45 yıla rağmen devletin “inkar” duvarının aşılmadığı vurgulanan eylemde, hukuksuzluğun kuşaklar boyu sürdüğü ifade edildi.
Gayrettepe’nin Karanlığı: “Gördük, Duyduk, Tanığız”
Basın açıklamasında, Nurettin Yedigöl’ün İstanbul İdealtepe’deki bir arkadaş evinden gözaltına alınarak Gayrettepe’deki 1. Şube’ye götürüldüğü sürece dair somut tanıklıklar yeniden hatırlatıldı. Yedigöl ile aynı dönemde gözaltında tutulan çok sayıda kişi, genç adamın ağır işkence gördüğünü ve şubeden canlı çıkmadığını beyan etse de, resmi makamlar 45 yıldır “Gözaltı kaydımızda böyle bir isim yok” yanıtını vermeye devam ediyor.
Eren Keskin: “Doku ve Yedigöl Dosyaları Aynı İradenin Ürünüdür”
Eylemde söz alan İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Avukat Eren Keskin, cezasızlık politikasının tarihsel bir süreklilik arz ettiğini belirtti. Keskin, konuşmasında şu kritik noktalara değindi:
• Zaman Aşımı ve Devlet Refleksi: “Nurettin Yedigöl dosyası, somut tanıklara rağmen etkin bir soruşturma yürütülmeden zaman aşımıyla kapatılmak istendi. Bugün Gülistan Doku davasında da benzer bir akıbetle karşı karşıyayız. Dosyaların kapakları farklı olsa da, failleri koruyan ‘devlet iradesi’ aynıdır.”
• Hukuki Sorumluluk: Keskin, zorla kaybetmelerin insanlığa karşı suç olduğunu ve bu suçlarda zaman aşımının işlememesi gerektiğini hatırlatarak, yargının bağımsız bir irade koyamadığı sürece yeni kayıpların ve adaletsizliklerin önünün açılacağını vurguladı.
“Anneler Gitti, Miras Kaldı”
Erzincan’dan İstanbul’a oğlunu bulma ümidiyle gelen ve ömrünü Galatasaray Meydanı’nda tüketen Zeycan Yedigöl’ün mirasını bugün kardeşleri ve hak savunucuları devralmış durumda. 1099. haftada yapılan ortak açıklamada, “Bizler sadece bir mezar yeri değil, bu suçu işleyenlerin, emri verenlerin ve delilleri karartanların yargılanmasını istiyoruz. Nurettin Yedigöl dosyasındaki inkar, Türkiye’nin demokrasi sınavıdır” denildi.
Haftanın Talepleri:
1. Nurettin Yedigöl’ün akıbetinin açıklanması ve kalıntılarının ailesine teslim edilmesi.
2. Dosyadaki “gözaltı kaydı yoktur” yalanına son verilerek, dönemin emniyet sorumluları hakkında işlem yapılması.
3. Zorla kaybetmelerle ilgili uluslararası sözleşmelerin çekincesiz uygulanması.
Cumartesi Anneleri, 1100. haftaya yaklaşırken tüm kamuoyunu “hakikat” için seslerini yükseltmeye çağırdı.
