İZMİR – Hapishanelerdeki hak ihlalleri, keyfi yasaklar ve devrimci tutsaklara yönelik tecrit politikaları hız kesmeden devam ediyor. İzmir 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde 28 yıldır tutsak bulunan Veysel Kaplan’ın gönderdiği mektup, komünist önder İbrahim Kaypakkaya’dan bahsettiği ve hapishanedeki hak ihlallerini teşhir ettiği gerekçesiyle sansürlendi.
Tutsak Veysel Kaplan, dışarıya göndermek istediği mektubun hapishane idaresi tarafından “kısmi karalama” (sansür) kararıyla engellendiğini aktardı. İzmir 1 No’lu F Tipi Disiplin Kurulu, 03.06.2026 tarihli ve 2026/315 sayılı kararında skandal gerekçelere imza attı. Tutsak Kaplan’ın mektubunda hak ihlallerine karşı çıkmasını ve İbrahim Kaypakkaya’yı anmasını “örgüt mensupları arası haberleşme, örgütsel motivasyonu güçlendirme ve kamuoyu oluşturma amacı taşıma” iddiasıyla “sakıncalı” bularak sansürledi.
Kaypakkaya Fotoğrafına 11 Gün Hücre Cezası!
Mektubunda yaşanan hukuksuzluğu ve siyasi hazımsızlığı gözler önüne seren Kaplan, daha önce kendisine İbrahim Kaypakkaya fotoğrafı bulundurduğu gerekçesiyle 11 gün hücre cezası verildiğini belirtti. Bu cezayı ve idarenin siyasi baskılarını mektubunda eleştiren devrimci tutsağa yönelik ikinci bir sansür mekanizması devreye sokuldu. İdare, mektubun hangi bölümlerini sansürlediğini bile resmi karara yazmayarak tutsağın itiraz hakkını dahi fiilen elinden aldı.
“Hak İhlallerine Karşı Kamuoyu Oluşturmak Suç Değildir”
Gasp edilen mektubunda hapishane idaresinin hukuksuz ve anti-demokratik uygulamalarına tepki gösteren Veysel Kaplan, şu ifadelere yer verdi:
“28 yıldır hapishanede tutulan şahsımın İbrahim Kaypakkaya’nın resminin suç olmadığını, Kaypakkaya’nın savunulduğunu ve savunulacağını belirtmesinin ‘örgütsel haberleşme’ olarak değerlendirilmesi, bu yaklaşımın ne derece siyasi olduğunu fazlasıyla göstermektedir. Ayrıca kararda ‘kamuoyu oluşturmak için kaleme alındığı’ belirtiliyor ve bu da el koyma gerekçesi sayılıyor. Oysa kanunen hak ihlallerine karşı kamuoyu oluşturmak bir suç değildir.”
Hapishane idaresinin kararına karşı İnfaz Hakimliğine itirazda bulunacağını belirten Kaplan, yargı mekanizmalarının hapishane idarelerinin birer onay makamı gibi çalıştığını vurgulayarak devrimci kamuoyuna selam ve sevgilerini iletti.
F tipi hapishanelerde devrimci iradeyi teslim almayı amaçlayan bu sansür, tecrit ve hücre cezası politikalarına karşı tutsakların sesi olmak, dışarıdaki devrimci ve demokratik kamuoyunun en temel görevidir. Devrimci tutsaklar üzerindeki baskılara, mektup ve iletişim yasaklarına son verilsin!
