ABD’li TransAtlantic Diyarbakır’da tarım arazilerine göz dikti 

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Projesi mahkeme tarafından iptal edilen ABD’li petrol şirketi TransAtlantic, günler sonra yeniden başvuru yaptı. Diyarbakır’da tarım alanlarını ve su havzalarını hedef alan projede günlük 80 ton petrol çıkarılması planlanıyor.

Mahkeme kararıyla iptal edilen projeden yalnızca günler sonra ABD merkezli petrol şirketi TransAtlantic Petroleum, Diyarbakır’da tarım arazileri ve su havzalarını hedef alan petrol faaliyetleri için yeniden başvuru yaptı. Şirketin, Sur ilçesinde yerleşim alanlarına ve yüzey sularına birkaç yüz metre mesafedeki ruhsat sahalarında günlük 80 ton petrol çıkarmayı planladığı ortaya çıktı.

Yurttaşların ve meslek örgütlerinin açtığı dava sonucu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) iptal edilen projeye rağmen şirketin ısrarı sürerken, petrol faaliyetlerinin birinci sınıf sulu tarım arazilerinin ortasında, kamulaştırma yoluyla ilerlediği görüldü.

BirGün’den İlayda Sorku’nun haberine göre, TransAtlantic bugüne kadar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na 13 ayrı proje sundu. Bunlardan 10’u onaylandı. Aralık ayında Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu ile yurttaşların açtığı dava sonucu iptal edilen proje için şirket, 7 Ocak’ta yeniden başvuru yaptı.

Proje dosyasına göre şirketin bölgede sahip olduğu ruhsat sahalarının toplam büyüklüğü 41 bin 391 hektara ulaşıyor. Bu alanların büyük bölümü çevre düzeni planlarında “tarım alanı” ve “sulama alanı” olarak tanımlanıyor.

Ruhsat sahaları içinde 381 hektarlık, toplamda 533 futbol sahası büyüklüğünde ÇED alanı belirlendi. Bu alanlarda sondaj, depolama ve şantiye faaliyetleri planlandı. Proje sahaları yerleşim yerlerine 400 metre ile 3 kilometre arasında değişen mesafelerde bulunurken, bazı noktalar yüzey sularına tehlikeli derecede yakın. Bunlardan biri Ambar Deresi’ne yalnızca 170 metre mesafede yer alıyor.

Projelerin hayata geçirilmesi halinde günlük 80 ton, yıllık ise 28 bin 800 ton ham petrol üretimi öngörülüyor. Şirketin 2023’te süresi dolan ruhsatı ise “rezerv durumu” gerekçesiyle 2038’e kadar uzatıldı.

Mart 2025’te Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından TransAtlantic ve Continental Resources ile bir ortak girişim anlaşması imzalandığı duyurulmuştu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, projeyle petrol ve gaz kaynaklarının ekonomiye kazandırılacağını savunmuştu.

Ancak Türk Petrol Kanunu’na göre devlet hissesi yüzde 10’un bile altında kalıyor. Üretilen petrolün yalnızca sekizde biri kamu payı olarak ödenirken, geri kalan gelir ABD’li şirketin kasasına giriyor.

Proje “istihdam yaratma” iddiasıyla savunulsa da dosyadaki veriler bunun sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. Her bir sondaj ve üretim alanında yalnızca 20–40 kişi çalıştırılması planlanıyor. Çalışan sayısının yasal sınır olan 50’nin altında tutulması nedeniyle sahalarda revir ünitesi dahi kurulmayacak.

TransAtlantic, Türkiye’de petrol faaliyetlerini 2005’ten bu yana sürdürüyor. Yıllar içinde çok sayıda şirketi satın alarak Trakya ve Güneydoğu Anadolu’da arama ve üretim ruhsatlarını genişleten şirket, bugün onlarca ruhsat sahasında yüzde 25 ile 100 arasında değişen paylara sahip.

Bölgedeki çevre örgütleri ve hukukçular, tarım alanları ve su kaynaklarını tehdit eden bu projelerin “enerji” gerekçesiyle dayatıldığını, kamunun payının ise yok denecek kadar az olduğunu vurguluyor. Yurttaşlar, mahkeme kararlarının fiilen boşa düşürüldüğünü belirterek yeni başvurulara karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ifade ediyor.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.