Muğla Milas’ta beş yıldır süren, her ağacı ve her karış toprağı için bedel ödenen Akbelen mücadelesinde tarihi bir eşik geçildi. Danıştay, köylünün tarım arazilerini elinden alan ‘acele kamulaştırma’ kararına ‘dur’ dedi. İşte çadır nöbetinden mahkeme salonlarına Akbelen’in zafer hikayesi.
Bir Orman ve Bir Köyün Varoluş Kavgası
Her şey 2019 yılında, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerini işleten şirketin, linyit maden sahasını genişletmek için Akbelen Ormanı’na göz dikmesiyle başladı. İkizköylüler, sadece ağaçlarını değil; sularını, zeytinlerini ve geçmişlerini korumak için bir araya gelerek İkizköy Çevre Komitesi’ni kurdu.
Direnişin Kronolojisi: Hafızalarda Kalanlar
• 17 Temmuz 2021: İkizköylüler, orman girişinde ilk çadır nöbetini başlattı. Gece gündüz demeden tutulan bu nöbet, Türkiye’nin en uzun soluklu çevre eylemlerinden biri oldu.
• Ağustos 2021 Yangınları: Bölge büyük yangınlarla boğuşurken, Akbelen Ormanı’nda kesim ekiplerinin girmesi halkın sert tepkisiyle engellendi.
• 24 Temmuz 2023 – Büyük Kıyım: Türkiye’nin unutamadığı o sabah, binlerce jandarma ve polis eşliğinde Akbelen Ormanı’na girildi. Günlerce süren kesim neticesinde orman büyük oranda yok edildi. Ancak köylüler, “Ormanı kestiniz ama toprağı vermeyeceğiz” diyerek direnişi tarım arazilerine taşıdı.
• Mart 2024 – Acele Kamulaştırma Hamlesi: Orman kesildikten sonra madenin ilerlemesi için köylülerin şahsi tapulu arazileri ve zeytinlikleri “acele kamulaştırma” kapsamına alındı. Bu, köylünün mülkiyet hakkına vurulmuş en ağır darbeydi.
Danıştay Kararı: “Kamu Yararı Kömürde Değil, Topraktadır”
7 Mayıs 2026 tarihinde Danıştay 6. Dairesi, bu acele kamulaştırma kararına karşı açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkeme heyeti, oybirliğiyle aldığı kararda; tarım arazilerinin ve zeytinliklerin maden sahasına dahil edilmesinin geri dönülemez zararlar doğuracağına hükmetti.
Kararın Kritik Sonuçları:
1. Fiili İşgal Durdu: Maden şirketinin köylülerin tarlalarına iş makinesi sokma yetkisi hukuken elinden alındı.
2. Zeytinlikler Korundu: Bölgedeki “Zeytincilik Kanunu”nun delinmesine yönelik girişimler yargıdan döndü.
3. Hukuki Emsal: “Acele kamulaştırma”nın enerji şirketleri lehine bir silah olarak kullanılmasının önüne set çekildi.
“Bitti Demeden Bitmez!”
Hukuki zaferin ardından İkizköylülerin avukatları ve yerel halk yaptıkları açıklamada, bu kararın bir son değil, başlangıç olduğunu vurguladı.
“Biz sadece tarlamızı değil, bu ülkenin hukukunu savunduk. Ormanımızı kestiler ama toprağımızın altına beton dökülmesine izin vermedik. Akbelen yeniden yeşerene kadar buradayız!”
Akbelen kararı, sadece Muğla için değil, Türkiye’nin dört bir yanında maden projeleriyle kuşatılmış köyler için “umut” anlamına geliyor. Gözler şimdi, bu ara kararın ardından davanın esastan görüleceği nihai duruşmada.
