Antalya’nın gözde turistik beldelerinden Göynük’te, doğal güzellikleriyle ünlü Göynük Çayı, insan eliyle yok oluşa sürükleniyor. Çevredeki otellerin tadilat atıkları ve plastik çöpler, çayın kıyılarına adeta birer “uygarlık yıkıntısı” gibi yığılıyor. Oysa burası, sadece yerel halkın değil, sayısız canlı türünün de yaşam kaynağı.
Ekolojik Kıyamet Kapıda!
Ekolojist Dursun Satıcı’nın uyarıları çarpıcı: “Burada bir ekokırım yaşanıyor!” diyor. Bey Dağları’nın berrak sularıyla beslenen çay, artık boya, strafor ve yalıtım malzemeleriyle zehirleniyor. Yağmurlarla birlikte bu kimyasallar, toprağa, yer altı sularına ve nihayetinde Akdeniz’e karışıyor. Deniz canlılarından kuşlara, bitki örtüsünden insan sağlığına kadar her şey tehdit altında.
Yetkililer Nerede?
Satıcı’nın en büyük eleştirisi, yetkililerin kayıtsızlığına: “10 km ötede çöp toplama merkezi var, ama kimse umursamıyor!” diye haykırıyor. Daha da vahimi, belediyenin kendisinin bile buraya atık döktüğü iddiası. “Doğa para etmiyor diye yok sayılıyor” sözleri, insanlığın kısa vadeli kâr hırsının trajedisini özetliyor.
Gelecek Nesillere Karşı Sorumluluğumuz
Bu kirlilik, sadece bugünü değil, yarınları da yakıyor. Toroslar’ın eşsiz ekosistemi, çocuklarımıza miras bırakacağımız bir enkaz haline gelebilir. Satıcı’nın çağrısı net: “Halk ve yöneticiler, bu çığlığı duyun! Çözüm basit: Atıklar düzenli bertaraf edilmeli, denetimler sıkılaştırılmalı. Yoksa Göynük’ün yeşili, yerini çölleşmeye bırakacak.”
Kaynak: MA
