Hakikat ve Adalet Israrı: Birçok Kentte “Kayıplar Haftası” Eylemleri

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası kapsamında Türkiye ve Kuzey Kürdistan’ın birçok kentinde eş zamanlı basın açıklamaları düzenlendi. İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), kayıp yakınları ve hak savunucularının öncülüğünde gerçekleştirilen eylemlerde, gözaltında kaybedilenlerin akıbetlerinin açıklanması, devlet arşivlerinin açılması ve cezasızlık politikalarına derhal son verilmesi çağrısı yapıldı.

“Hakikat Olmadan Toplumsal Barış İnşa Edilemez”

Eylemlerin İstanbul ayağında İHD İstanbul Şubesi ve TİHV İstanbul Temsilciliği, 1971 yılında gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Ali Kayahan’ın son görüldüğü yer olan Harbiye Askeri Müzesi önünde bir araya geldi.

Burada yapılan ortak açıklamada, gözaltında zorla kaybetmenin yaygın ve sistematik bir devlet pratiği olarak insanlığa karşı işlenen bir suç olduğu hatırlatıldı. Açıklamada konuşan İHD Eş Genel Başkanı Oya Ersoy, gerçek bir toplumsal barışın ancak geçmişteki hak ihlalleriyle yüzleşerek ve adaleti sağlayarak mümkün olabileceğini belirterek, “Devlete sesleniyoruz; gözaltında kaybettirilen tüm kişilerin akıbeti açıklanmalıdır” dedi.

“Failler Nerede?”

Hakkari İHD Şubesi, Şemzînan (Şemdinli) ilçe merkezinde çarşı içinde basın açıklaması gerçekleştirdi. Şube adına konuşan Pınar Yılmaz, zorla kaybettirme uygulamalarının maziye gömülmek istendiğini ancak ailelerin onlarca yıldır bitmeyen bir belirsizliğe mahkum edildiğini ifade etti. Yılmaz, yakın dönemde Kerboran (Dargeçit) JİTEM Davası’nda verilen zamanaşımı kararına tepki göstererek, yargının cezasızlığı bir zırh olarak kullanmaktan vazgeçmesi gerektiğini vurguladı.

Dêrsim’de ise hak savunucuları Seyid Rıza Meydanı’nda toplandı. “Kayıplar belli, failler nerede?” yazılı pankart açan kitle, gözaltında kaybedilenlerin fotoğraflarını taşıdı. İHD Dêrsim Şubesi Eşbaşkanı Nurşat Yeşil tarafından okunan açıklamada, cezasızlık kültürünün ortadan kaldırılması için geçmişle yüzleşme komisyonlarının kurulması talep edildi. Eylem, meydanda gerçekleştirilen sessiz oturma eylemiyle son buldu.

Hak Savunucularından Devlete 6 Acil Talep

Hafta vesilesiyle yayımlanan ortak metinlerde, siyasi iktidara ve yargı organlarına yönelik şu acil talepler sıralandı:

Akıbetler Açıklansın: Gözaltında kaybedilenlerin akıbeti şeffaf bir şekilde ortaya çıkarılsın, toplu mezarlar usulüne uygun açılsın ve devlet arşivleri bağımsız incelemeye sunulsun.

TCK Düzenlemesi: Zorla kaybetme suçu, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) zamanaşımına uğramayan “insanlığa karşı suç” olarak net bir şekilde tanımlansın.

Cezasızlığa Son Verilsin: Sorumlular ve failler, zamanaşımı gerekçelerine sığınılmadan, bağımsız ve etkin soruşturmalarla adil bir şekilde yargılansın.

Galatasaray Meydanı Özgürleşsin: Cumartesi Anneleri’nin ve kayıp yakınlarının simge mekanı olan İstanbul Galatasaray Lisesi önündeki tüm barikatlar, yasaklar ve sayı sınırlamaları tamamen kaldırılsın.

Uluslararası Sözleşme imzalansın: Türkiye, Birleşmiş Milletler (BM) Zorla Kaybetmelere Karşı Herkesin Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’ye ivedilikle taraf olsun.

Meclis Göreve Çağrıldı: TBMM bünyesinde hakikatlerin ortaya çıkarılması amacıyla bağımsız bir “Geçmişle Yüzleşme ve Hakikatleri Araştırma Komisyonu” kurulsun.

“Adalet Mücadelesi Kuşaktan Kuşağa Sürecek”

Eylemlerde yapılan ortak vurguda, adaletin ve hafızanın zamanaşımına uğramayacağı; 1995 yılından bu yana Galatasaray Meydanı’nda ve diğer kent meydanında sürdürülen bu kararlı arayışın, kayıpların akıbeti bulunana dek kuşaktan kuşağa devredilerek sürdürüleceği kararlılıkla ifade edildi.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.