İran, Türkiye’ye gaz akışını kesti

IMG_3575

İran, geçen hafta İsrail’in Güney Pars gaz sahasına düzenlediği saldırı sonrası Türkiye’ye gaz akışını durdurdu. Türkiye geçen yıl doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 14’ünü İran’dan karşıladı.

İran’dan gelen günlük yaklaşık 28-30 milyon metreküp gazın kesilmesi, Türkiye’nin yıllık enerji ihtiyacının %14’ünü bir gecede riske attı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı kaynakları, kıştan çıkış dönemi olması nedeniyle konutlarda büyük bir kriz beklenmediğini belirtse de, gözler sanayi bölgelerine çevrildi. 2022’de yaşanan benzer kesintide olduğu gibi, Organize Sanayi Bölgeleri’nde (OSB) elektrik ve gaz kısıntısına gidilmesinden endişe ediliyor.

Avrupa’da “Enerji Depremi”

Saldırı sonrası sadece bölgesel değil, küresel dengeler de sarsıldı. Avrupa’da doğal gaz fiyatları, saldırı öncesi seviyelerinin %70 üzerine çıkarak rekor kırdı. Analistler, “Güney Pars sadece İran’ın değil, dünyanın en büyük gaz sahası. Buradaki bir aksama, küresel tedarik zincirinde domino etkisi yaratır,” uyarısında bulunuyor.

Ankara’da Diplomasi Trafiği

Türkiye, oluşan açığı kapatmak için Azerbaycan ve Rusya ile temaslarını sıkılaştırdı. Ancak LNG (Sıvılaştırılmış Doğal Gaz) piyasasındaki fiyat artışları, ithalat faturasının kabarmasına ve enflasyon üzerindeki baskının artmasına kesin gözüyle bakılmasına neden oluyor.

Savaşın Bedelini Emekçiler mi Ödeyecek?

Bu tabloya bir de madalyonun öteki yüzünden, yani halkın ve emeğin penceresinden bakalım:

Emperyalist ve Bölgesel Çatışmaların Faturası:

İsrail’in saldırganlığı ve İran’ın buna verdiği yanıt, bölge halklarının refahını değil, egemen güçlerin jeopolitik satranç tahtasındaki hamlelerini temsil ediyor. Atılan her füze, yoksul halkın sofrasından bir ekmek daha eksilmesi; Avrupa’daki ve Türkiye’deki emekçilerin ısınma ve elektrik faturalarının katlanması demektir.

Enerjide Dışa Bağımlılık ve Piyasa Kıskacı:

Gaz fiyatlarının %70 artması, enerji tekelleri için devasa kârlar anlamına gelirken, işçi sınıfı için “enerji yoksulluğu” demektir. Enerjinin kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp piyasa metasına dönüştürülmesi, halkı bölgesel krizlerin en savunmasız kurbanı haline getirmiştir.

Çözüm Kamulaştırma:

Bu kriz bir kez daha göstermiştir ki; enerji arzı kâr hırsına ve savaş politikalarına terk edilemez. Çözüm, enerjinin kâr amacı gütmeyen, halkın denetiminde olan kamusal bir hizmet haline getirilmesi ve bölgede emperyalist müdahalelere karşı barışın egemen kılınmasıdır.

Exit mobile version