KAYPAKKAYA GELENEĞİ BİR KEZ DAHA İÇTEN, BAĞLI BİR SEMPATİZANINI KAYBETMENİN DERİN HÜZNÜNÜ YAŞIYOR!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Münür Aktan yoldaş, 1 Ekim 2025 Çarşamba günü, Aralık 2024 tarihinden beri başvurusuna cevap beklediği Almanya Kusel’de bir iltica kampında, ani rahatsızlığı nedeniyle kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

Bilinir; Kaypakkaya geleneği, yarım asra yaklaşan devrim ve sosyalizm mücadelesinde birçok yüreğin kendisine kattığı canla yoluna devam etti, ediyor. Bu canlardan biri de Münür Aktan yoldaştı.

Münür yoldaş, Dersim Mazgirtli yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Liseli yıllarda Kaypakkaya geleneğiyle tanıştı. Dönemin gençlik örgütü Demokratik Gençlik Hareketi (DGH) saflarında örgütlendi. 2005 yılında kazandığı Antalya Akdeniz Üniversitesinde, atıldığı 3. sınıfa kadar faşizme karşı devrimci gençliğin, Kaypakkayacı cephesindeki iyi bir militanı olarak gençliğin her türlü demokratik, akademik, devrimci çalışmalarında canla başla katkıda bulundu. Antalya Üniversitesinden atıldıktan sonra İstanbul’a taşındı. İstanbul Üniversitesi Fizik bölümünü kazanarak mezun olduğu tarihe kadar aynı coşku ve kararlılıkla Kaypakkayacı Komsomol’un bir militanı olarak devrimci gençlik çalışmalarını sürdürdü. Üniversite sonrası süreçte, dönemin örgütsel sorunlarına çözüm olamayan kendiliğindenci oportünizmin günahlarına kesilmiş bir ceza gibi yaşanan geniş bir talihsiz kopuş ikliminde kendi eleştirileri ve itirazlarıyla örgütsel bağını kopardı. Bir daha örgütlenmedi. Ancak o, duygu ve düşüncede derin köklerle bağlı olduğu Kaypakkayacı komünist devrim hattının, kendi deyimiyle “DABKçı ruhun” bitimsiz coşkusuyla bağlı olduğu gelenekten, yaşamının örgütsüz yıllarında da hep takip eden, omuz veren sessiz bir yoldaşı olarak hiçbir zaman kopmadı.

Geleneğin hangi parçasında olursa olsun, ayırt etmeden ihtiyacı olan ve yardıma ihtiyaç duyan kim varsa el uzatıp yardımına koşan, sorunlarını dert edip çözüm üretme telaşına kapılan candan, içten bir dost, bir yoldaştı. Kendini, örgütsüz zamanlarında dahi örgütlü olanlara bu kadar içten adayan fedakâr ve sahiplenen hassas kişiliği, 10 aydır iltica kampında kaldığı süreç içinde yalnızlığına sebebiyet verdi; anlam veremediği vefasızlıkla örselenince her daim dertleştiği dostlarına/yoldaşlarına, “Bu gelenek gelinen bu süreci hak etmedi ama dün verdiğim emeklerimden hiç pişman değilim. Dün de bugün de yarın da hiç pişman olmayacağım” serzenişinde bulunurdu. Maalesef geleneğin en son randevulaştığı “kadir-kıymet” bilen yoldaşlarıyla buluşamadan son nefesini verdi.

Münür Aktan yoldaş öğretti ki yaşamlarında gerektiği gibi sahiplenilmeyen her bir “eski yoldaş”ın yalnız ölümü, yeni vefasızlıklara aday aşınmış bir gelenek duruşunun çürüyen yanına dair ciddi bir işarettir.Yazılan, söylenen her büyük söz bu gerçeğin ağırlığı altında ezilecektir. Onu son yolculuğunda geride bıraktığı gerçeğe dair sözlerine soluk olan bu mütevazı cümlelerle anarken kendisine ve kendisi gibi “trajik yalnız ölümlerle” gidenlere borçlu olduğumuzun bilinciyle anılarına, yarım kalan büyük düşlerine sahip çıkacağımızın sözünü veriyoruz.

Münür yoldaşın cenazesi 6 Ekim Pazartesi günü Almanya’dan Adana’ya getirilerek 7 Ekim Salı günü defnedilecektir. Bizler de Kaypakkaya geleneğinin ortak paydasında buluşan yoldaşları olarak onu son yolculuğunda yanlız bırakmayacağız. Mülteci ölümlerin ateş düşürdüğü her bir anne ve babanın değerli yüreklerinden oğul ve kızları sıcaklığıyla öpüyoruz.

MÜNÜR AKTAN YOLDAŞ, DÜŞLERİN BİZE EMANET…

ÖNCÜ PARTİZAN

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.