Cengiz Holding’in Bayramiç yakınlarındaki altın madeni, işletme izninin iptaline rağmen aldığı ikinci izinle çalışmalarına devam ediyor. Bayramiç’te bir araya gelen doğa ve yaşam savunucuları projenin ruhsatının iptal edilmesini istedi.
Cengiz Holding, Kazdağı’nda, Bayramiç yakınların işletmek istediği bakır-altın madenini üretime başlaması için bölgedeki çalışmalarını hız kesmeden devam ettiriyor. Geçtiğimiz günlerde maden projesine verilen ilk işletme izni mahkemece iptal edilen maden, aldığı ikinci işletme izni ile çalışmalarına ara vermeden devam ederken, dün Bayramiç’te biraraya gelen çevre-ekoloji örgütleri projenin ruhsatının iptal edilmesini istediler.
Kazdağları Ekoloji Platformu’nun çağrısıyla Bayramiç Adliyesi önünde bir araya gelen doğa hakkı savunucuları, Kazdağındaki ekolojik yıkıma karşı ses yükselttiler. Cengiz Holding’in Halilağa Bakır-Altın Madeni projesine karşı hukuk mücadelesini sürdüren doğa ve yaşam savunucuları işetme izni iptal edilen projenin ruhsatının da iptal edilmesini istiyorlar. Doğa hakkı savunucuları, maden sahasındaki ekolojik yıkımı yerinde inceleyerek “Bu kıyıma son verilsin” çağrısında bulundu.
Bayramiç Adliyesi önünde yöre köylüleriyle buluşan Çanakkale ve Körfez bölgesinden doğa hakkı savunucuları, Hacıbekirli köylülerinin açtığı işletme ruhsatı iptal davasına müdahillik dilekçeleri vererek projenin tamamen durdurulması taleplerini yineledi. Savcılığa ve mahkemeye sunulan dilekçelere projenin işletme izninin iptali için açılan ve kazanılan davanın kararı da eklenerek maden sahasındaki faaliyetlerin hukuksuzluk vurgulandı.
Adliye önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, işletme izni iptal edilen bir projenin ruhsatının da hukuken geçerliliğini yitirmesi gerektiği belirtildi. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan tarafından okunan açıklamada, proje ile ilgili usulsüzlüklere dair teknik değerlendirmelerin Bayramiç Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletildiği ifade edildi. Basın açıklamasına katılanlar adliye önündeki eylemin ardından sloganlar eşliğinde Özgürlük Parkı’na yürüyerek bölgedeki ekolojik yıkıma dikkat çektiler.
Bayramiç’teki eylemin ardından Hacıbekirler köyüne giden doğa ve yaşam savunucuları, köy kahvehanesinde köylülerle bir araya gelerek dayanışma mesajları verdi. Köylülerle birlikte maden sahasına yapılan yürüyüşte, atık barajı ve zenginleştirme tesisi inşaatının yarattığı ağır tahribat yerinde gözlemlendi. Kamulaştırılan tarım arazilerinin yerle bir edildiği, ağaç kesimlerinin arttığı ve bir dağın zenginleştirme tesisi için yok edildiği görülen sahada, çevreciler şantiye kapısına kurulan özel güvenlik barikatı önünde tepkilerini dile getirdi.
Kazdağları’nın dört bir yanının maden ruhsatları ve ihalelerle kuşatıldığını belirten doğa ve yaşam savunucuları, Atikhisar Barajı gibi yaşamsal su kaynaklarının da tehdit altında olduğunu hatırlattılar. Çevreciler bölgedeki ekolojik kıyıma karşı tüm Çanakkale halkını ve kurumlarını ortak mücadeleye çağırdılar.
Basın açıklamasında proje ve izinlerdeki başlıca hukuka aykırılıklar şu maddeler halinde sıralandı:
- Atık Depolama Tesisi, yerleşim birimlerine ve içme–kullanma suyu göletlerine mevzuatta öngörülen asgari güvenli mesafeler sağlanmadan planlanmıştır.
- Arkeolojik sit alanlarında ve arkeolojik çalışmalar tamamlanmadan İşletme İzni verilmesi, kültürel mirası doğrudan tehdit etmektedir.
- Maden İşletme Projesi ve İzinlerinin büyük bölümü sulama sahasında ve sulama havzası içinde kalmasına rağmen, bu alanlara özgü koruyucu tedbirler planlanmamıştır.
- Kamulaştırma gibi gerekli izinler tamamlanmadan Çalışma Ruhsatı ve ÇED alanı dışını da kapsayacak şekilde Maden İşletme İzni verilmiş, fiilen faaliyete geçilmiştir.
- Gölet ve şantiye gibi entegre tesis alanları için İşletme İzni bulunmamaktadır.
- İşletme İzni ve ÇED Kararı bulunmayan alanlarda sahalarda faaliyet yürütülmektedir.
- Altın işletmesine ait ÇED alanına da Bakır İşletme İzni verilmiştir.
- “Görünür rezerv” olarak tanımlanan alanlarda Atık Depolama Tesisi ve gölet planlanmıştır.
- “Bakır işletmesi” olarak tanımlanan alandaki altın varlığı gizlenmiştir.
- Kamulaştırma sürecinde, hukuka aykırılıklar ve ciddi tutarsızlıklar içeren Kamulaştırma İşletme Projesi esas alınmıştır. Bu projeye dayalı 03.12.2024 tarihli eski Bakır İşletme İzni de ÇED Kararı bulunmayan alanları içerecek şekilde düzenlenmiştir.
- Mülkiyet izinleri tamamlanmadan ve gerekli sağlık koruma bandı oluşturulmadan faaliyet yürütülmesi nedeniyle bölge halkı ciddi mağduriyetler yaşamış, iş kazaları meydana gelmiştir.
- Sahada yeterli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmamakta; can güvenliği dahil ağır riskler içeren faaliyetler sürdürülmektedir.
- Görünür rezervin ortaya konduğu alanların sonradan “muhtemel rezerv” olarak gösterilmesi, bilimsel ve hukuki dayanaktan yoksundur.
- Yasalara aykırı faaliyetlere rağmen gerekli denetimlerin yapılmadığı, yaptırım mekanizmalarının işletilmediği görülmektedir.
