LİMTER-İŞ: Baskılar Bizi Yıldıramaz!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

3 Şubat günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında ESP, SKM, SGDF, ETHA, DİSK/LİMTER-İŞ, Polen Ekoloji ve BEKSAV’a düzenlenen baskınlarda 100’den fazla kişi gözaltına alınmış, 80 kişi tutuklanmıştı.

LİMTER-İŞ bugün İstanbul-Tuzla İçmeler köprüsünde düzenlediği basın açıklaması ile gözaltı ve tutuklamaları protesto etti.

Açıklamada, “burada yalnızca bir basın açıklaması yapmak için değil; işçi sınıfına, sendikal haklara ve örgütlü mücadeleye yöneltilen açık bir saldırıya karşı sesimizi yükseltmek için toplandık” denildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

“Genel Başkanımız İleri Devrim Yurtsever, önceki dönem Genel Başkanlarımız Kanber Saygılı ve Aydın Kılıçdere, Genel Sekreterimiz Beyean Taşkıran, önceki dönem Genel Sekreterimiz Hakkı Demiral, Genel Yönetim Kurulu Üyemiz Kenan Hesas ve çok sayıda sosyalistin tutuklanması; münferit bir yargı işlemi değil, doğrudan doğruya işçi sınıfinın örgütlü gücüne yönelik siyasal bir operasyonudur.

Bu operasyon yalnızca Limter-İş’e karşı değildir.

Bu operasyon tersanelerdeki ve depolardaki işçilere karşıdır.

Bu operasyon sendikalaşmak ve örgütlenmek isteyen tüm işçilere karşıdır.

Bu operasyon hak arayan, direnen, boyun eğmeyen herkese karşıdır.

Operasyon kapsamında Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Polen Ekoloji Kolektifi, Beksav, Kaktüs Genç Kadın Derneği ve çok sayıda sosyalist de hedef alınmıştır. Bu tablo açıkça göstermektedir ki amaç yalnızca sendikacıları susturmak değil; kadın hareketini, gençliği, ekoloji mücadelesini ve devrimci politik örgütlülükleri de bastırmaktır.

Ama herkes şunu bilsin:

Bizim asıl “suçumuz” bellidir.

Biz işçilerin tarafında olmakla suçlanıyoruz.

Biz tersanelerdeki ölüm düzenine karşı çıkmakla suçlanıyoruz.

Biz güvencesiz çalışmaya karşı örgütlenmekle suçlanıyoruz.

Biz ödenmeyen ücretleri istemekle suçlanıyoruz.

Biz iş cinayetlerine “kader” demediğimiz için suçlanıyoruz.

Bugün tersanelerde, fabrikalarda, depolarda, şantiyelerde işçiler ağır ve tehlikeli koşullarda çalıştırılmaktadır. Taşeron sistemi, güvencesizlik, düşük ücret ve uzun çalışma saatleri emekçilerin kaderi haline getirilmek istenmektedir. İş güvenliği önlemleri alınmadığı için her yıl yüzlerce işçi hayatını kaybetmektedir. Bu ülkede işçiler ölmekte, patronlar büyümekte, sorumlular ise hesap

Limter-İş bu düzene boyun eğmediği için hedeftedir.

Biz 50 yıllık Mücadele tarihimizde, Tersaneler havzasında; işçileri örgütledik, grev yaptık, yürüyüş yaptık, direndik, haklar aldık.

Biz “ölmek istemiyoruz” dedik. Biz “insanca yaşamak istiyoruz” dedik.

Ve şimdi bunun bedelini tutuklamalarla ödetmek istiyorlar.

Son yıllarda grevler yasaklanıyor, direnişler polis zoruyla dağıtılıyor, sendikal faaliyet yürüten işçiler işten atılıyor, hak arama mücadelesi sistematik biçimde kriminalize ediliyor. Çünkü örgütlü işçi, sermaye düzeni için en büyük tehdittir.

Örgütlü işçi boyun eğmez. Orgütlü işçi susmaz. Örgütlü işçi sömürüyü kabul etmez.
Bu yüzden sendikaları zayıflatmak, yöneticilerini hapsetmek, işçileri korkutmak istiyorlar.
Ama bilmiyorlar ki Limter-İş korkuyla kurulmadı, korkuyla da dağıtılmaz.
50 yıllık mücadele tarihimiz boyunca baskılar gördük, yasaklar gördük, işten atmalar gördük, gözaltılar gördük, tutuklamalar gördük. Ama her seferinde daha güçlüi ayağa kalktık. Çünkü bizim gücümüz koltuklardan değil, işçi sınıfindan geliyor.
Buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Sendikal faaliyet anayasal bir haktır.
Örgütlenmek suç değildir.
Hak aramak suç değildir.
Politik mücadele yürütmek suç değildir.
Suç olan; işçileri güvencesizliğe mahkûm etmektir.
Suç olan; iş cinayetlerine göz yummaktır.
Suç olan; emeği sömürmektir.
Buradan tüm işçilere sesleniyoruz:
Korkmayın!
Yalnız değilsiniz!
Haklıyız, güçlüyüz, kazanacağız!
Tersanelerden fabrikalara, depolardan şantiyelere kadar tüm emekçileri Limter-İş’te örgütlenmeye çağırıyoruz. Çünkü örgütsüz işçi kölelik koşullarında çalışmak ve yaşamaktır, örgütlü işçi ise özgür bir gelecektir.
Bugün tutuklanan yöneticilerimiz yalnız değildır.
Onlar işçi sınıfinın onurudur.
Onlar bu mücadelenin öncüleri, yol göstericileridir.
Ne yaparsanız yapın bu mücadeleyi durduramayacaksınız.
Ne baskılarınız ne yasaklarınız ne tutuklamalarınız bizi yıldırmayacak.
Başta dayanışma açıklaması yapan sendikalar olmak üzere, emek ve demokrasi güçlerine teşekkür ediyoruz. Bu dayanışma büyüdükçe baskı düzeni gerileyecek, işçi sınıfinın sesi daha gür çıkacaktır.
Tutuklu yöneticilerimiz ve tüm sosyalistler derhal serbest bırakılsın!
Sendikal ve politik faaliyet suç değildir!
Baskılar bizi yıldıramaz!
Sendikal mücadele yargılanamaz
Yaşasın işçi sınıfının örgütlü mücadelesi!
İnadına sendika, inadına Limter-İş!”

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.