Midilli Katliamı: Emperyalist Sınırlar Kanla Besleniyor!

70629931_803

Bir şişme bot daha battı. İki çocuk, dört kadın, bir erkek… Yedi can, emperyalizmin “modern” dünyasında bir istatistikten ibaret hâle getirildi. Yunan sahil güvenliğinin soğuk açıklamaları, cesetleri saymaktan öteye gitmiyor: “Dört ceset çıkarıldı, üçü daha bulundu.” Sanki bir kaza olmuş gibi, sanki bu ölümler “ılıman hava şartları”nın eseriymiş gibi yalanlarını sıralıyorlar.

Gerçek ise apaçık ortada: Bu bir kaza değil, bir katliamdır!

Avrupa kalesinin duvarları, mültecilerin kemikleri üzerine örülüyor. Yunanistan’ın faşizan hükümeti, Başbakan Mitsotakis’in ağzıyla “Geri göndereceğiz!” diye haykırıyor. Onlar için insanlık, pasaportlara, vize belgelerine, sınır polisinin keyfine indirgenmiş bir ayrıcalıktır. Açlıktan, bombalardan, işkencelerden kaçanlar, Avrupa’nın demir yumruğuyla denizde boğulmaya mahkûm ediliyor.

BM’nin rakamları bile bu vahşetin boyutunu saklayamıyor: 2024’te 2.452 insan Akdeniz’de can verdi. Bu bir “trajedi” değil, politik bir cinayettir! NATO’nun, AB’nin, Yunan devletinin elbirliğiyle sürdürdüğü bir insan avıdır!

Kapitalist medya, bu ölümleri “kaçak göçmen faciası” diye sunarak sorumluları aklamaya çalışıyor. Oysa gerçek suçlu, milyonları yerinden eden savaşların, açlığın, sömürünün mimarı olan emperyalistlerdir! Suriye’yi, Afganistan’ı, Afrika’yı talan edenler, şimdi de sınırlarında mültecileri kurşunluyor, botlarını batırıyor, çöllerde ölüme terk ediyor!

Direniş büyüyecek!
Ezilenlerin öfkesi, bir gün bu kanlı sınırları yıkacak. Bugün Midilli’de, yarın başka bir yerde boğulan her çocuk, emperyalizmin çürümüşlüğünü bir kez daha gösteriyor. Yaşamak için yola çıkanlar, ölümle karşılanıyor. Peki, bu düzende kim suçsuz?

Çözüm bellidir: Sınırlar yıkılmalı, emperyalistler defedilmeli, halkların kardeşliği için mücadele büyütülmelidir!

Exit mobile version