TÜİK’in Nisan ayı verilerine göre yıllık enflasyon %32,37 oldu. Ancak vatandaş için asıl enflasyon, mutfaktaki yangın ve ödenemeyen faturalarla ölçülüyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan 2026 dönemine ait tüketici fiyat endeksi verilerini kamuoyuyla paylaştı. Aylık bazda %4,18 artış gösteren enflasyon, yıllık bazda %32,37 seviyesine ulaştı. Yılın ilk dört ayındaki toplam artış ise %14,64 olarak kayıtlara geçti. Kağıt üzerindeki bu rakamlar bir miktar gerilemeye işaret etse de, sokaktaki vatandaş için “hayat pahalılığı” hala bir numaralı sorun.
Mutfakta Yangın Dinmiyor
TÜİK verilerinin detaylarında, Nisan ayında en yüksek artışın gıda ve enerji kalemlerinde olduğu görülüyor. Özellikle Nisan başında elektrik ve doğalgaza yapılan %25‘lik zamlar, hem doğrudan faturalara yansıdı hem de üretim maliyetlerini artırarak iğneden ipliğe her şeye zam olarak geri döndü.
Pazarda fileyi doldurmakta zorlanan bir emekli vatandaş durumu şöyle özetliyor:
“TÜİK yıllık %32 diyor ama benim geçen sene 20 liraya aldığım sebze bugün 50 lira olmuş. Rakamlar düşüyor diyorlar ama bizim cebimizden çıkan para her ay katlanarak artıyor.”
Emekli ve Memur Gözünü Temmuz’a Dikti
Yılın ilk 4 ayında gerçekleşen %14,64’lük birikimli enflasyon, milyonlarca çalışan ve emekli için hayati önem taşıyor. Temmuz ayında yapılacak maaş zamları için şimdiden bir baz oluşmuş durumda. Ancak uzmanlar, döviz kurunun 51 TL barajını zorlaması ve beklenen yeni vergi düzenlemeleri nedeniyle, yapılacak zamların daha vatandaşın cebine girmeden eriyeceğinden endişeli.
Ekonomi Yönetimi: “Sabır,” Halk: “Takat Kalmadı”
Ekonomi yönetimi dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdüğünü ve yıl sonunda tek haneli rakamlara doğru kalıcı bir inişin temellerinin atıldığını savunuyor. Buna karşın, piyasa katılımcıları anketleri yıl sonu beklentilerini yukarı yönlü revize etmeye devam ediyor. Halkın en büyük beklentisi ise sadece rakamların düşmesi değil, satın alma gücünün yeniden tesis edilmesi.
Nisan ayı verileri gösteriyor ki, baz etkisiyle yıllık rakamlar aşağı çekilse de “aylık ivme” hala oldukça yüksek. Özellikle enerji zamlarının dolaylı etkileri Mayıs ve Haziran aylarında da hissedilmeye devam edecek gibi görünüyor. Halk için “enflasyonun düşmesi”, fiyatların azalması değil, artış hızının yavaşlaması anlamına gelse de, mevcut gelir seviyeleriyle bu hıza yetişmek her geçen gün zorlaşıyor.
