Siyasetin değil, sağlığın direnişi: Sekü’de maden gerginliği

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Giresun’un Tirebolu ilçesinde Alagöz Madencilik’in faaliyetlerine karşı ayaklanan Sekü köylüleri, topraklarını korumak için barikat kurdu. Bölgeye gelen AKP Milletvekili Nazım Elmas’ın protestolarla susturulması, bölgedeki “sağlık anksiyetesinin” boyutunu gözler önüne serdi. Uzmanlar uyarıyor: Maden sadece toprağı değil, halkın nefesini ve suyunu da tehdit ediyor.

Tirebolu’nun huzurlu doğası, bugünlerde iş makinelerinin sesi ve halkın öfkesiyle yankılanıyor. AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait şirketin maden arama ve işletme faaliyetleri, bölge halkını sokağa döktü. Köylülerin AKP Giresun Milletvekili Nazım Elmas’a gösterdiği sert tepki, meselenin siyasi sınırları aşarak bir “yaşam mücadelesine” dönüştüğünü kanıtladı.

Halk Sağlığı Alarm Veriyor: Maden Köyü Nasıl Etkiler?

Halk sağlığı uzmanları ve çevre mühendisleri, Sekü köyündeki madencilik faaliyetlerinin kısa ve uzun vadede yaratabileceği tehlikelere dikkat çekiyor. İşte bölge halkını bekleyen kritik riskler:

Ağır Metal ve Su Kaynakları:

Maden ayrıştırma süreçlerinde kullanılan kimyasallar veya toprağın altından çıkan ağır metaller (kurşun, arsenik, civa), yeraltı su damarlarına sızma riski taşıyor. Bu suların içme suyu veya tarımsal sulama (fındık bahçeleri) yoluyla vücuda alınması, kronik zehirlenmelere ve kanser vakalarında artışa davetiye çıkarabilir.

Toz ve Solunum Yolu Hastalıkları:

Açık ocak işletmeciliği ve sürekli devam eden sevkiyat trafiği, havaya yoğun partikül madde (PM_{2.5} ve PM_{10}) salınmasına neden olur. Bu durum, özellikle yaşlılar ve çocuklarda astım, KOAH ve diğer alt solunum yolu enfeksiyonlarını tetikler.

Gıda Güvenliği Zincirinin Kırılması:

Giresun’un temel geçim kaynağı olan fındık, çevre kirliliğine karşı oldukça hassastır. Toprağa karışan maden atıkları, ürün kalitesini bozmakla kalmayıp, bu gıdaları tüketen geniş kitleler için de biyobirikim yoluyla sağlık riski oluşturur.

“Mikrofonu Değil, Geleceğimizi İstiyoruz”

Köy meydanında toplanan halk, ellerinden alınan mikrofonun aslında bir sembol olduğunu belirtiyor. Bir köylü durumu şu sözlerle özetliyor: “Biz sadece bir milletvekilini susturmadık; çocuklarımızın sakat doğmasına, sularımızın zehirlenmesine hayır dedik. Burası bizim sadece evimiz değil, nefesimiz.”

“Geri Dönülemez Hasar”

Halk sağlığı savunucuları, madencilik faaliyetleri başlamadan önce kapsamlı bir Sağlık Etki Değerlendirmesi (SED) yapılması gerektiğini vurguluyor. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarının genellikle ekonomik getiriye odaklandığını belirten uzmanlar, insan sağlığının bu denklemin en zayıf halkası olarak bırakılmasının büyük riskler oluşturduğu görüşünde birleşiyor.

Sekü’de yükselen çığlık, sadece bir köyün direnişi değil; temiz su, temiz hava ve güvenli gıda hakkının savunulmasıdır.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.