Hapishanelerde kalan politik tutsaklara dönük hak gaspı ve saldırıların artışı açıklanan raporlarla gözler önüne seriliyor.
ÖHD ve TUHAD-FED’in tutsaklarla yapılan görüşmeler sonucunda hazırladığı raporda, işkence, kötü muamele, sürgün ve verilen keyfi disiplin cezalarına dikkat çekildi.
Özgürlük için Hukukçular (ÖHD) ile Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) 2022-2023 yıllarında hapishanelerde yaşanan “Hak İhlalleri Raporu”nu yayımladı.
İşkence, kötü muamele, sürgün ve keyfi disiplin cezalarına değinilen raporda, ağır hasta tutsakların tedavi edilmediğine dikkat çekildi. Tuttuklu sayısının kapasitenin üzerinde olduğu ifade edilen raporda, muhaliflere yönelik baskılar ve tutuklamaların daha da arttığı aktarıldı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Antep Şubesi’nde düzenlenen açıklamada konuşan ÖHD Hapishane Komisyonu Sekreterya Üyesi Fırat Taşkın, hapishanelerde insan hakları ihlallerinin yaygın, yerleşik ve sistematik bir hale geldiğini belirtti.
Taşkın, “Ağır hasta mahpusların tedavi edilmemesinin yanı sıra hapishanelerde hücrelerde tutulmaları, idari gözlem kurulu kararları ile mahpusların tahliyelerinin engellenmesi, infaz yakmalar, hapishanelerin kötü fiziki yapısı ve koşulları gibi sıralayabileceğimiz hak ihlalleri artarak devam etmektedir. Muhaliflere yönelik baskılar ve tutuklamalar daha da artmış, hapishanelerdeki mahpus sayısı kapasitenin çok üzerine çıkmıştır. Başta muhalifler olmak üzere siyasi iktidar tarafından ‘tehlikeli’ olarak değerlendirilen insanların tutulduğu mekânlar haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.
Hapishanelerdeki hasta tutsakların tahliyelerinin Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarıyla engellendiğini söyleyen Taşkın, “Ağır hasta olan tutuklular tüm başvurulara rağmen, başvuru süreçleri sürüncemede bırakılarak ve tıp etiğine uygun olmayan, bilimsel ölçütlerden yoksun ATK raporları gerekçe gösterilerek tahliye edilmemekte, yaşam hakları ihlal edilmektedir” diye konuştu.
Tutsaklara para yatıranlara davalar açıldığına ve cezalar verildiğine dikkat çeken Taşkın, “Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını doğrudan etkileyen ‘iyi hal’ kavramı bu haliyle cezaevi yetkililerinin keyfi kararlarına bırakılmıştır. Şartlı tahliye hakları hukuk dışı yaklaşım ve kararlarla engellenen, mahpusların ivedilikle tahliye edilmeleri için gerekli işlemler yapılmalıdır.” ifadelerini kullandı.
