Temel Conta işçileri direniş çadırını Torbalı’ya taşıdı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

408 gündür grevde olan Temel Conta işçileri, patronun makineleri Torbalı’ya taşımasına karşı direniş çadırını OSB önüne kurdu: “Grev hakkımıza sonuna kadar sahip çıkacağız.”

Sendikal hakları için 408 gündür direnen Temel Conta işçileri, patronun makineleri Torbalı Pancar Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaya taşıması üzerine direniş çadırını burada kurarak basın açıklaması yaptı. Eylemde sık sık “Yaşasın sınıf dayanışması”, “Kahrolsun işçi düşmanları” ve “Birleşen işçiler asla yenilmez” sloganları atılırken, basın metnini Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Hasan Toptan okudu.

Temel Conta işçilerinin 408 gündür sürdürdüğü onurlu grev mücadelesinin, bugün artık yalnızca bir işyeri uyuşmazlığı değil; emeğe, örgütlülüğe ve anayasal haklara karşı yürütülen açık bir saldırının adı haline geldiğini vurgulayan Toptan, “Grevin ilk gününden bu yana uzlaşmazlığı tercih eden Temel Conta işvereni, bugün hukuku tanımayan, Anayasa’yı yok sayan ve grev kırıcılığını sistematik bir yöntem hâline getiren bir noktaya gelmiştir” ifadelerini kullandı. Toptan, grev çadırının yerinin değiştirilmesinin masum bir yer değişikliği değil grevi görünmez kılma, direnişi dağıtma ve işçiyi yalnızlaştırma girişimi olduğunu söyledi.

“Grev çadırı; Temel Conta işçilerinin emeğidir, alın teridir, iradesidir, onurudur. Çadırı yerinden oynatmak, işçinin iradesini söküp atmaya kalkışmaktır. ‎Grev çadırının yeri değiştirilebilir ama Temel Conta işçisinin mücadelesi yerinden oynatılamaz” diyen Toptan, işverenin üretimi başka tesislere kaydırarak, makinaları taşıyarak ve kolluk gücünü işçinin karşısına dikerek grevi fiilen boğmaya çalıştığını ve bu yapılanların grev kırıcılık olduğunu söyledi.

‎”Bu yapılanlar, suçtur. 6356 sayılı yasa açıkça çiğnenmektedir. Anayasa’nın 54. maddesi Temel Conta’da fiilen askıya alınmıştır. Buradan devlete sesleniyoruz. ‎Anayasa raflarda süs olsun diye yazılmadı. Grev hakkı kağıt üzerinde bırakılacak bir hak değildir, fiilen korunmak zorundadır” diyen Toptan, hükümete ‘bu grev kırıcılığına daha ne kadar göz yumacaksınız, bu işvereni daha ne kadar koruyacaksınız’ sorularını yöneltti.

‎İdari para cezası kesmenin bu suçu ortadan kaldırmayacağını dile getiren Toptan, “Temel Conta işçileri sadaka veya lütuf istemiyor. Yıllarca alın teri döktüğü işyerinde sendikalı, güvenceli ve insan onuruna yakışır çalışma koşulları istiyor. Bu talep ne aşırıdır ne de haksızdır. Asıl haksız olan; baskıdır, zorbalıktır, grev kırıcılığıdır” dedi.

Bu mücadelenin bir fabrikanın değil, Türkiye işçi sınıfının mücadelesi olduğunu ifade eden Toptan, “Grev hakkımıza uzanan her el, karşısında bizi bulacaktır! ‎İşverene son kez çağrı yapıyoruz. Toplu sözleşme masasına gel. Hukuka dön. İşçinin iradesini tanı. Aksi halde bu direniş büyür ‎büyür. Bu direniş sizi rahat bırakmaz. Direnişimiz meşrudur” dedi.

‎Açıklamaya, çok sayıda sendika ve siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve üyeleri katılarak destek verdi.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.