Tokat’ta ÇED’siz maden sondajı yargıdan döndü

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tokat İdare Mahkemesi, merkeze bağlı Killik köyünde Zeni Madencilik’e verilen maden arama ruhsatının yürütmesini durdurdu. Mahkeme, “arama faaliyetleri için ÇED kararı aranmaz” hükmünün hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

Tokat İdare Mahkemesi, merkeze bağlı Killik köyünde Zeni Madencilik’e verilen maden arama ruhsatının yürütmesini durdurdu. Mahkeme, “arama faaliyetleri için ÇED kararı aranmaz” hükmünün hukuka aykırı olduğuna hükmederek, sondaj ve karot çalışmalarının da ÇED sürecine tabi olması gerektiğine karar verdi.

Tokat Merkez’e bağlı Killik köyünde, yöre halkı tarafından kutsal sayılan ve “Çalbaba” olarak bilinen inanç merkezini de içine alan bölgede maden arama faaliyetlerine karşı açılan davada mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Tokat İdare Mahkemesi, maden arama faaliyetlerinin doğada tahribat yaratabileceğine dikkat çekerek, ÇED süreci işletilmeden verilen ruhsatı hukuka aykırı buldu.

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından Zeni Madencilik Ltd. Şti.’ye verilen IV. Grup maden arama ruhsatına karşı yöre köylüleri tarafından açılan davada, şirketin köy sınırlarına girmesiyle haberdar olunan ruhsatın; yöre halkının inanç merkezi kabul ettiği “Çalbaba” mevkiini kapsadığı, tarım alanlarına, yeraltı sularına ve ekolojik dengeye zarar vereceği belirtiliyordu. Dava dilekçesinde ayrıca bölgenin altından fay hattı geçtiği ve projenin halk sağlığını tehdit ettiği vurgulanıyordu.MAPEG’e açılan davaya kurum tarafından gönderilen savunmada ise söz konusu ruhsatın henüz arama aşamasında olduğunu, işletme izni alınmadığı ve Maden Kanunu gereği arama ruhsatları için ÇED kararı aranmadığı öne sürülüyordu. 

Dosyayı esastan inceleyen Tokat İdare Mahkemesi, kararında Anayasa’nın 56. maddesindeki “sağlıklı çevrede yaşama hakkı”na vurgu yaptı. Mahkeme kararında, maden arama faaliyetlerinin (sondaj, karot, numune alma vb.) ÇED kapsamı dışında tutulmasına dair yönetmelik maddesinin, Danıştay 6. Dairesi tarafından daha önce durdurulduğu hatırlatıldı. Mahkeme heyeti, 4000 metre derinliğe kadar inebilen sondaj çalışmalarının biyolojik çeşitlilik üzerinde değişiklikler meydana getirebileceğini, bu nedenle bu faaliyetlerin çevresel risklerinin baştan değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Mahkemenin, Zeni Madencilik’e verilen arama ruhsatında ÇED sürecinin işletilmediğini tespit ederek kararında şu gerekçelerin altı çizildi;  “Maden arama faaliyeti kapsamında yapılan çalışma için ÇED Yönetmeliği çerçevesinde sürecin işletilmesi ve değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde ÇED süreci işletilmeden maden arama ruhsatı verilmiş olması nedeniyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.” Mahkeme, hukuka aykırı işlemin uygulanması halinde doğada telafisi güç zararlar meydana gelebileceğinden, teminat alınmaksızın işlemin yürütmesinin durdurulmasına oy çokluğuyla karar verdi.

Mahkemenin atıfta bulunduğu maden arama faaliyetlerinde “karot, kırıntı ve numune alma” işlemlerini Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinden muaf tutan yönetmelik maddesinin yürütmesini durdurması ile ilgili kararı 16.02.2023 tarihinde verildi. Danıştay 6. Dairesi. Maden Kanunu’nda 2017 yılında yapılan değişiklikle, arama faaliyetleri sırasında yapılan karot, kırıntı ve numune alma işlemleri için ÇED kararının aranmayacağı hükme bağlanmasına karşı açılan dava için verdiği yönetmelik maddesinin yürütmesini durdurma gerekçesini şu gerekçelere dayandırmıştı:

  • Günümüzde sondaj teknolojileriyle 4000 metreden daha derinlere inilebildiği, bu derinlikte yapılan sondaj, karot ve numune alma işlemlerinin biyolojik çeşitlilik üzerinde değişiklikler yaratabileceği ve çevre için uzun dönemli riskler taşıdığı,
  • Anayasa Mahkemesi’nin 2009 tarihli kararına atıf yapılarak, devletin çevreyi koruma ödevinin (Anayasa md. 56) bir gereği olarak, risk taşıyan bu faaliyetlerin ÇED sürecine tabi olması gerektiği,
  • Kirlenen çevreyi temizlemenin güçlüğü nedeniyle, olumsuz etkileri baştan önlemek adına bu yöntemlerin ÇED denetimi dışında tutulamayacağı.

Danıştay’ın bu kararının ardından maden arama ruhsatı sahipleri, “sadece arama yapıyoruz, işletme değil” diyerek ÇED sürecinden kaçınmalarının önüne geçilmiş oldu. Tokat İdare Mahkemesi’nin Killik Köyü kararında olduğu gibi, yerel mahkemeler Danıştay’ın bu kararını esas alarak ÇED süreci işletilmeden verilen arama ruhsatlarını iptal etme veya yürütmesini durdurma yoluna gidiyorlar.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.