YDAD: Baskılar Bizi Yıldıramaz!

IMG_3414

Yeni Demokrasi Aileleri Derneği (YDAD) 3 Şubat’ta üyelerinin de aralarında olduğu ESP, SGDF, SKM, ETHA, LİMTER,-İŞ, BEKSAV gibi kurumlara dönük baskın, gözaltı ve tutuklamalara dair açıklama yaptı.

Açıklamada “Gözaltı terörüne maruz kalanlar “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın, hasta tutsaklara özgürlük” deyip meydana çıktıkları için tutuklandılar.” denildi.

YDAD’ın yaptığı açıklamanın tamamı şu şekilde:

Yeni Demokrasi Aileleri Derneği (YDAD) üyelerinin de içinde bulunduğu ESP, SGDF, SKM, ETHA, LİMTER,-İŞ, BEKSAV gibi kurumlara 3 Şubat.2026 tarihinde yapılan operasyonda 120 devrimci gözaltına alındı, 80 devrimci tutuklandı. Geri kalanlar adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar.

Bunların bir kısmı itirafçılar vasıtasıyla “örgüt üyesi” olarak, bir kısmı ise 2024 yılında düzenlenen Atılım Gazetesi’nin 30. yıl etkinliğine katılmaları sebebiyle gene itirafçılar vasıtasıyla “yasadışı bir etkinlik” olarak gösterilerek gözaltına alınıp tutuklandılar.

Peki bu gözaltına alınanlar kimdi, niye gözaltına alındılar? 

Emperyalist-kapitalizmin bölgemizde sürdürdüğü ekonomik-askeri dalaş,  pastanın paylaşılma savaşından kendi çıkarına hesaplar yapan ve sıçrama tahtasına çevirmeye çalışan Türk devleti, içeride demokratik tepkilere, işçilerin hak aramalarına, devrimci güçlere acımasızca saldırmakta, “dikensiz gül bahçesi” yaratma hayalindedir. ‘Hayalindedir’ diyoruz çünkü, baskının, işkencenin, yokluğun ve yoksulluğun olduğu hiçbir yerde sömürücülere rahat yüzü yok!

YDAD’ında içinde olduğu 17 kurum Kuyu Tipleri Kapatılsın İnisiyatifi’ni oluşturdular. İnisiyatif, Bakırköy meydanında yüzlerce kişinin katıldığı miting gibi bir etkinlik organize etti. Etkinliğe katılanlar bahsi geçen operasyonda gözaltına alınan ve tutuklananlardır. 

Pandemiden önce 5675 isayılı infaz yasası vardı. Bu yasada kısmi de olsa tutsaklar adına haklar vardı  Pandemiyle birlikte bu hükümet bu infaz kanunu bir tarafa bırakarak, infaz kanununda olmayan konuları getirerek devrimci tutsakların haklarını ellerinde aldı .Pandemi bahanesiyle 150 bin adli tutukluyu serbest bıraktı Bunlar topluma karşı suç işlemiş hırsız, uyuşturucu imalatı ve satıcısı, gaspçı, mafya-çete, cinayet işleyen kişilerlerdi. Anayasanın 10. maddesi “herkes  dil.din.irk renk cinsiyet siyasi düşünce.felsefi.inanc.mezhep benzeri sebeplerle ayırım gözetmeksizin kanun önünde eşittir” der(!) Peki devrimci tutsakları pandemiden etkilenmedi mi? Elbette etkilendi.  Devlet, devrimci tutsakları bırakmak bir kenara, savcıya bağlı bir gözlem kurulu oluşturuldu 30 yıl hapis yatan devrimci tutsakların infazını yakarak tahliyesi engellendi. Yüzlerce devrimci tutsak esir tutuldu, tutuluyor. Hapishanelerde yaşatılan bu saldırılara karşı, dışarıdan tutsakların sesi olanlar, “infaz yakmalara son, devrimci tutsaklara özgürlük” diyenler, meydanlarda ses olanlardı gözaltına alınan ve tutuklananlar.

Pandemi bahanesiyle 150 bin, 26 Aralık 2025 tarihinde 70 bine yakın topluma karşı suç işlemiş adli tutuklu serbest bırakıldı. Gene Anayasa madde 17, “yaşam hakkı kutsaldır yaşam hakki olmadan diğer hakların kullanılması mümkün değildir” der. Bugün hapishanelerde bulunan hasta tutsak sayısı İHD’nin açıklamasına göre 161 kadın, 1251’dir. Hasta tutsaklardan ağır hasta olan 230, tek başına yaşamını devam ettirmiyen 105, 188 hasta sürekli hastahaneye gidip geliyor. Tedavisi engellenen, rapor alamayan 517 tutsak ağır hastamı değilmi belli değil.

Gözaltı terörüne maruz kalanlar “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın, hasta tutsaklara özgürlük” deyip meydana çıktıkları için tutuklandılar.

15 Nisan 2020 tarihinde çıkarılan 5275 sayılı infaz kanununun 62. maddesinin 4. fıkrasında, “basın ilan kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayinlama hakkı olmayan gazeteler infaz kurumlarına giremez” demektedir. Yeni Yaşam gazete ve devrimci sosyalist gazeteler hapishanelere alınmadı. Tüm bu hak gasplarına karşı meydana çıktığımız ve mücadele ettigimiz için gözaltına alınıyoruz ve tutuklanıyoruz.

Devrimci tutsaklara para gönderenler, “Terör örgütlerine finans sağlamak” adı altında baskıya, tutuklanmaya maruz kalıyor. Bir çok ailemiz, akrabamız bu nedenle gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Devrimci tutsaklara  para gönderen, amcasıdır, akrabasıdır. Bizler tutsakların aileleri, akrabaları, arkadaşları tutuklanıyor ve hapishanelere konuluyoruz. 

F tiplerinde devrimci tutsakları teslim alamayan devlet, S, Y, R, Özel tip, tek kişilik, tek hücreli hapishaneler inşa etti. Bunların yarısı yer altında, camları tel örgülerle kapalı, havasız yerlerdir. Günde 1 saat havalandırma hakkı olan, onuda aramalara denk getiren sistem. Amaç, devrimci tutsakları fiziken, ruhen çökertmektir, tecriddir, işkencedir. Bu saldırılara karşı bir çok devrimci tutsak günlerce açlık grevine girdiler. 

YDAD ında içinde olduğu 17 kurum Bakırköy meydanında bir araya geldi. Bu gözaltı terörüne maruz kalanlar, tutuklananlar hem kurumlarıyla, hem taraftarlarıyla inisiyatif içinde bulunan kişilerdir. Bizler ailelilerimizle, dostlarımızla, yoldaşlarımızla hapishanelerde devrimci tutsaklara yaşatılan tüm haksızlıklara karşı mücadele etmeye, tutsaklarımızı sahiplenmeye, sesleri olmaya devam edeceğiz. 

Tüm halkımızı, işçileri, gençleri, kadınları, demokratik kurumları ve devrimci güçleri, tutsak ailelerini Kuyu Tipleri Kapatılsın İnisiyatifi ile, çocuklarımızı yanlız bırakmayacak şekilde devrimci tutsaklarla dayanışmaya, tecrite, işkenceye karşı ortak mücadele etmeye çağırıyoruz.

Kuyu tipleri kapatılsın! 

Devrimci tutsaklara özgürlük!

Hasta tutsaklar serbest bırakılsın!

İnfaz yapmalara son!

YDAD”

Exit mobile version