AB’DE İSRAİL ÇATLAĞI: “YAPTIRIM” MASASINDA BİLE BİRLİK YOK!

abden-ateskes-cagrisi-israile AB

Avrupa Birliği’nde İsrail’e karşı uygulanabilecek ekonomik ve ticari yaptırımlar konusunda görüş ayrılıkları sürüyor. AB dışişleri bakanları, özellikle işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleriyle ticareti sınırlama konusunda ortak bir tutum oluşturamadı. Daha önce de yerleşimlere yönelik ticaret yasağı konusunda AB içinde ciddi görüş ayrılıkları yaşanmıştı.

AB’nin İsrail politikası yalnızca Filistin meselesinde değil, Ukrayna konusunda da ortak bir çizgi üretmekte zorlanıyor. Üye devletler arasında savaş, yaptırımlar ve Avrupa’nın güvenlik politikası konusunda farklı çıkarlar öne çıkıyor.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’nın Ukrayna’ya verilen askeri desteğin parasını geriye dönük ödemesi gerektiğini söylemesi, Avrupa-ABD ilişkilerindeki çıkar çatışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Trump, ABD’nin mühimmat stoklarını İran savaşı nedeniyle güçlendirmeye öncelik verdiğini açıkladı.

AVRUPA BİRLİĞİ: “DEĞERLER” SÖYLEMİ, ÇIKARLAR GERÇEĞİ!

AB, Filistin söz konusu olduğunda insan hakları ve uluslararası hukuk söylemini kullanıyor; fakat İsrail’e karşı somut ve kapsamlı yaptırım gündeme geldiğinde kendi içinde bölünüyor.

Bu tablo şaşırtıcı değildir.

Çünkü emperyalist devletlerin dış politikası, onların ilan ettikleri “demokratik değerlerden” önce sermayenin, devlet çıkarlarının ve jeopolitik hesapların ihtiyaçları tarafından belirlenir.

Gazze’de insanlar öldürülürken Avrupa başkentlerinde yaptırımın sınırı tartışılıyor. Ukrayna’da savaş sürerken aynı devletler milyarlarca avroluk silah ve güvenlik politikalarını tartışıyor.

Burada gördüğümüz şey bir “Avrupa değerleri krizi”nden daha fazlasıdır:

Emperyalist Avrupa’nın kendi çıkarları etrafında çatırdayan birliğidir.

İsrail konusunda yaşanan ayrışma, Ukrayna savaşının yarattığı yük ve ABD’nin Avrupa’dan daha fazla para istemesi, emperyalist bloklar arasındaki rekabetin derinleştiğini gösteriyor.

Emekçiler açısından çözüm, Avrupa emperyalizminin taraflarından birini seçmek değildir.

Çözüm; emperyalist savaşlara, işgallere ve sömürüye karşı işçilerin ve ezilen halkların kendi birleşik mücadelesindedir.

Exit mobile version