Ankara kapıları emekçiye kapalı

IMG_3775

Doruk Madencilik İşçilerinin Beypazarı’ndaki Direniş Çadırından Yükselen Çığlık: “Bakanlıkların bu patrona söz geçirecek gücü yokmuş!”

Hakları gasbedildiği için seslerini duyurmak amacıyla yola çıkan, ancak Ankara’ya girişleri kolluk kuvvetleri tarafından engellenen Doruk Madencilik işçilerinin Beypazarı’ndaki kararlı bekleyişi sürüyor. Aylardır alın terinin, ödenmeyen tazminatlarının ve verilmeyen haklarının peşinde olan maden işçileri, devlet yetkililerinin kendilerine verdiği “garantörlük” sözlerinin boşa çıkmasına isyan ediyor.

Ankara’nın kapısında barikatlarla durdurulan işçiler, sadece patrona karşı değil, sermayeyi koruyan ve işçiyi görmezden gelen sisteme karşı da direniyor.

“Garantör Oldular, Ortada Kaldık!”

Geçmişte yaşanan krizlerde devreye giren ve sorunun çözüleceğine dair işçilere güvence veren bakanlık yetkilileri, bugün madencilerin hedefinde. Direniş alanından konuşan işçiler, devlet kademelerinin kendilerine verdiği sözleri hatırlatarak tepkilerini şu sözlerle dile getirdi:

“Bize bizzat garantör olduklarını söylediler. Devletin sözüne güvendik, bekledik. Ama geldiğimiz durum ortada. Ankara’ya yürütmüyorlar, sesimizi boğmaya çalışıyorlar. Anladık ki bakanlıkların bu patrona söz geçirecek gücü yokmuş!”

İşçilerin bu isyanı, maden ocaklarındaki denetimsizliğin ve patron kayırmacılığının kamusal iradeyi nasıl felç ettiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Devletin ilgili bakanlıkları, yasal hakları çiğneyen bir maden şirketine yaptırım uygulamak yerine, hak arayan işçilerin önüne barikat kurmayı tercih ediyor.

Anayasal Hakka “Barikat” Engeli

Anayasa’nın güvence altına aldığı seyahat hürriyeti ve barışçıl gösteri hakkı, Doruk Madencilik işçileri söz konusu olduğunda bir kez daha çiğnendi. Ankara sınırında adeta bir “suçlu” gibi durdurulan ve şehre girişleri engellenen madenciler, Beypazarı’nda kurdukları direniş alanında pes etmeyeceklerini vurguluyor.

Emekçiler, başkente girmelerinin engellenmesini, “Patronun hukuksuzluğunu gizlemek için bizi Ankara’ya sokmuyorlar. Biz sadaka değil, yerin yüzlerce metre altından söke söke kazandığımız hakkımızı istiyoruz” diyerek eleştiriyor.

Sermaye Dokunulmaz, İşçi Güvencesiz

Bu direniş, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’daki çalışma yaşamının ve kamusal denetimin geldiği noktayı özetleyen acı bir tablo niteliğinde. Bakanlıkların bile söz geçiremediği, yasaları ve taahhütleri hiçe sayan bir işveren figürü, ülkedeki “cezasızlık” ve “patron dokunulmazlığı” algısını güçlendiriyor. İşçi hakkını gasp eden serbestçe hareket edebilirken; hakkını arayan madenci yerlerde sürükleniyor, yolları kesiliyor.

Doruk Madencilik işçilerinin Beypazarı’ndaki bekleyişi, yalnızca bir ücret mücadelesi değil; aynı zamanda yok sayılan işçi iradesinin, çiğnenen yasaların ve kamusal sorumluluğun hatırlatılması mücadelesidir.

Exit mobile version