BERLİN EYALET SEÇİMLERİ VE GERİCİ ABLUKA

WhatsApp Image 2026-09-21 at 15.41.45

HARİTADAKİ ACI GERÇEK: ÇÜRÜYEN ALMANYA, AŞIRI SAĞ ABLUKASI VE REFORMİZMİN ADACIKLARI

Almanya’nın başkenti Berlin’de yapılan eyalet meclisi seçimlerinde Sol Parti (Die Linke), baş adayı Elif Eralp öncülüğünde oyların yüzde 25,3’ünü alarak birinci parti çıktı. 12 Eylül askeri faşist darbesi sonrası Almanya’ya sığınan sürgün ve sendikacı bir ailenin kızı olan Elif Eralp’in eyalet başbakanlığı gündeme gelirken, bu sonuç burjuva medyasında bir “sol başarı” olarak köpürtülmektedir.

Eralp’in kampanyası; Berlin’i yaşanmaz kılan kira krizine, dev konut şirketlerinin kamulaştırılması talebine, derinleşen yoksulluğa ve artan ırkçılığa karşı emekçilerin, kiracıların ve göçmenlerin biriken haklı öfkesine dayandı. Irkçı ve faşizan tırmanışın Avrupa’yı sardığı bir kesitte, göçmen kökenli ve sol bir çizginin sandıkta öne çıkması kitlelerin arayışını göstermesi bakımından önemlidir.

Haritaya Bakmak: Faşist Dalga ve Solun Sıkıştığı Dar Alan

Ancak Berlin’den başımızı kaldırıp Almanya genelindeki siyasal haritaya baktığımızda, pembe tabloların arkasındaki yalın ve tehlikeli gerçekle karşılaşırız:

 – Doğu Eyaletlerinde Faşist Kuşatma: Seçim haritası açıkça göstermektedir ki, Almanya’nın tüm Doğu eyaletleri faşist AfD’nin mavisine bürünmüştür. Sachsen-Anhalt’ta %43,8, Sachsen’de %42, Thüringen’de %40, Mecklenburg-Vorpommern’de %37,1 ve Brandenburg’da %35,5 oranlarıyla AfD, geniş bir coğrafyayı hegemonyası altına almıştır.

 -Sermaye Partilerinin Egemenliği: Batı eyaletlerinde ise muhafazakar/sağ burjuva partileri (CDU/CSU %28-%38 arası, SPD %26-%31 arası) haritayı siyah ve kırmızıya boyamış durumdadır.

  – Die Linke’nin Yalnızlaştırılmış Adacığı: Tüm bu haritanın ortasında Die Linke, yalnızca başkent Berlin’de %25,3’lük küçük bir mor noktadan ibaret kalmıştır.

Bu tablo; sermaye krizinin yarattığı çürümeyi, faşizan tırmanışın ülkenin kılcal damarlarına kadar yayıldığını ve reformist solun toplumsal taban kaybeşini gözler önüne sermektedir.

Die Linke’nin Sınırları ve Devrimci Görev

Die Linke (Sol Parti), anti-kapitalist söylemlerine ve konut krizine dair acil taleplerine rağmen; özünde burjuva demokrasisinin sınırları içinde hareket eden reformist ve sosyal-demokrat bir partidir. Haritada bir adacık olarak kalan Berlin başarısı, faşist tırmanışı durdurmaya yetmediği gibi; Die Linke’nin sistemi reformlarla yönetme illüzyonu, kitleleri asıl tehlikeye karşı silahsızlandırmaktadır.

Putin Rusya’sındaki sahte sandık tiyatrolarına veya Almanya’yı saran faşist kirlenmeye karşı; bizler açısından mesele, parlamenter koridorlarda koalisyon pazarlıkları yürütmek değildir. Konut krizi, yoksulluk ve faşizm tehdidi; burjuva parlamentarizminin sınırları içinde değil, dev devasa şirketlerin mülksüzleştirilmesi, üretimin toplumsallaştırılması ve fiili sınıf mücadelesiyle çözülebilir.

Haritadaki o küçük mor nokta bir amaç değil; kitlelerin meşru taleplerini parlamenter reformizmin dar sınırlarından çıkarıp faşizme ve sermayeye karşı birleşik devrimci barikata dönüştürmek için değerlendirilmesi gereken kısıtlı bir araçtır.

Exit mobile version