Dünya burjuva liderleri, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu için bir kez daha New York’ta bir araya geliyor. Masada Gazze’deki siyonist soykırım, Ukrayna’daki emperyalist nüfuz savaşı, İran-ABD gerilimi, Sudan’daki iç savaş, iklim felaketleri ve yapay zekâ teknolojilerinin denetimi gibi başlıklar var.
Ancak bu şatolu salonlar, halklara barış ve adalet getiren bir “uluslararası diplomasi sahnesi” değil; emperyalist güçlerin pazar ve nüfuz alanlarını paylaştığı bir diplomasi tiyatrosudur.
Gazze’den Yemen’e, Ukrayna’dan Sudan’a kadar kan gölüne çevrilen coğrafyalar, BM’nin veya Güvenlik Konseyi’nin “etkisizliği” yüzünden bu halde değildir. BM, tam da tasarlandığı gibi, emperyalist hegemona kalkan olmak ve devasa insanlık suçlarını diplomatik gevezeliklerle örtbas etmek için çalışmaktadır. Yapay zekâ tartışmaları dahi, sermayenin işgücünü daha fazla gasp etme ve militarizmi dijitalleştirme arayışından bağımsız değildir.
Mevcut uluslararası sistem bir “kriz” içinde değil, emperyalist kapitalizmin kaçınılmaz sonucu olarak çürümektedir. Güvenlik Konseyi’nde koltuk kapma veya reform tartışmaları bu çürümeyi gizleyemez. Ezilen halklar için kurtuluş, BM koridorlarında veya emperyalistlerin müzakere masalarında değil; siyonizme, emperyalizme ve işbirlikçi rejimlere karşı yürütülecek birleşik sokak mücadelesindedir.
