DOLARIN KARŞISINDA YENİ BLOK MU, EMPERYALİST PAYLAŞIMIN YENİ ADRESİ Mİ?
HABER
Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de 13 Eylül’de sona eren 18. BRICS Zirvesi, dünya siyasetinde ABD merkezli düzenin karşısında alternatif güç merkezlerinin arayışını bir kez daha gündeme taşıdı. Genişleyen BRICS bugün 11 üyeye ulaşırken dünya nüfusunun yaklaşık yarısını ve küresel ekonominin satın alma gücü paritesine göre yaklaşık yüzde 40’ını temsil ediyor.
Zirvenin öne çıkan başlıklarından biri dolar egemenliğinin azaltılması oldu. Yeni Delhi Bildirgesi, üye ülkeler arasında yerel para birimleriyle ticaret ve sınır ötesi ödeme sistemlerinin geliştirilmesini destekledi. Ancak uzun süredir tartışılan ortak BRICS para birimi konusunda somut bir karar çıkmadı.
BRICS ülkeleri aynı zamanda tek taraflı yaptırımlara ve korumacı ticaret politikalarına karşı çıktı. Ancak Çin-Hindistan rekabeti, Rusya-Ukrayna savaşı, Ortadoğu savaşı ve üyelerin Batı ile farklı düzeylerde ekonomik ilişkileri, blok içindeki çelişkilerin sürdüğünü gösteriyor.
EMPERYALİZMİN KARŞISINA EMPERYALİST ALTERNATİF Mİ?
BRICS’in büyümesi, ABD’nin dünya ekonomisi üzerindeki hegemonyasının sorgulanması bakımından önemlidir. Doların uluslararası ticaret ve finans sistemindeki ayrıcalıklı konumuna karşı yerel para birimleriyle ticaret arayışı da mevcut emperyalist düzenin çatlaklarını göstermektedir.
Fakat burada devrimci açıdan yapılması gereken, “ABD’ye karşı olan herkes ilericidir” kolaycılığına düşmemektir.
BRICS; Çin, Rusya, Hindistan, Brezilya, İran ve diğer kapitalist devletlerin oluşturduğu bir ekonomik-siyasi işbirliği platformudur. Bu devletlerin her birinin kendi sermaye çıkarları, bölgesel hesapları ve nüfuz alanları vardır. Dolayısıyla BRICS’i emperyalizme karşı halkların bağımsız cephesi olarak sunmak doğru değildir.
Mesele yalnızca “dolar mı, yuan mı?” sorusu değildir.
Mesele, dünya emekçilerinin ürettiği zenginliğin hangi devletlerin ve hangi sermaye sınıflarının elinde toplandığıdır.
ABD hegemonyasının gerilemesi, otomatik olarak sömürü düzeninin gerilemesi anlamına gelmez. Bir emperyalist merkezin karşısına başka güç merkezlerinin çıkması, dünyayı daha adil hale getirmeyebilir; aksine yeni paylaşım mücadelelerini keskinleştirebilir.
Bu nedenle BRICS’i ne Washington’un propagandasıyla “tehdit”, ne de Pekin-Moskova propagandasıyla “antiemperyalist kurtuluş cephesi” olarak okumak gerekir.
Emperyalizme karşı gerçek alternatif; halkların, işçi sınıfının ve ezilenlerin kendi bağımsız devrimci mücadelesidir.
