CDK-F’NİN “ŞİDDETİ KINAMA” TİYATROSU: MİLYONLARIN HAKLI ÖFKESİNİ GÖLGELEYEN TASFİYECİ TUTUM MAHKÛM EDİLMELİDİR!

WhatsApp Image 2026-10-22 at 00.20.22CDK

Fransa Demokratik Kürt Konseyi (CDK-F), 18 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı ibretlik açıklamada; Paris, Marsilya ve Fransa’nın birçok kentinde sokakları alev topuna çeviren kitle isyanını hedef aldı. Yaşanan toplumsal patlamayı “yağma, tahribat ve ağır şiddet” olarak nitelendiren CDK-F, eylemleri “en büyük kararlılıkla” kınadığını duyurdu. “Demokratik ilkelere saygı”, “sükûnet” ve “sorumluluk” çağrısı yapan kurum, adeta Fransız burjuva devletinin ve polis terörünün yanında saf tuttuğunu ilan etti.

​Fransa’da gençliğin, işçi sınıfının ve göçmenlerin kemer sıkma politikalarına, faşizan devlet şiddetine ve geleceksizliğe karşı yükselttiği meşru isyanı gölgeleyen bu açıklama, devrimci çizgiden ve halkların direniş mirasından kopuşun somut bir vesikasıdır.

​Burjuva Devletine Şirin Görünme Çabası ve Sınıf Körü Pasifizm

​CDK-F’nin kullandığı dil, sokaktaki milyonların birikmiş öfkesini gayrimeşru ilan eden egemenlerin dilidir. Aynı Kürt hareketi ve kurumları; dün Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve Kürt halkının ulusal hakları için sokaklara çıktığında, faşist T.C. devleti ve medyası tarafından birebir aynı kavramlarla —“şiddet”, “kamu malına zarar”, “kriminal unsurlar”— teşhir edilmiş ve hedefe konmuştu.

​Dün kendi meşru eylemlerine yöneltilen bu devletçi çamuru, bugün Fransa’da sokağa çıkan ezilen kitlelere, göçmen gençliğe ve emekçilere fırlatmak en hafif tabirle siyasi ve ideolojik bir ikiyüzlülüktür. Bugün göçmen kimliği üzerinden kitlelerin meşru patlamasına omuz vermek yerine, burjuvazinin mülkiyet hukukunu savunmaya soyunmak kabul edilemez!

​Sahte “Bahar” İkliminin ve Tasfiyeciliğin Avrupa Yansıması

​Bu açıklama tesadüfi bir savrulma değildir. CDK-F’nin bu tutumu; Türkiye’de AKP-MHP faşist bloğuyla girdiği iddia edilen sahte “barış” ve “çözüm” illüzyonlarının, iç içe geçilen yeni tasfiyeci çizginin dış hatlardaki doğrudan uzantısıdır.

​İçeride faşizmle uzlaşma arayışına girenler, Avrupa’da da sıfırı tüketmiş, halk nezdinde meşruiyetini yitirmiş Macron hükümetine ve Fransız burjuva devletine “şirin” görünme yarışına girmiştir. Fransa sokaklarında barikat kuran gençlerin öfkesini bastırmaya çalışmak, emperyalist devletlerin icazetine sığınan bürokratik anlayışın kaçınılmaz sonucudur.

​Halkların Öfkesi Meşrudur!

​Demokratik hak ve özgürlükler mücadelesi; burjuva devletlerin icazet salonlarında, “sorumluluk” adı altında ezilenlerin şiddetini kınayarak ilerletilemez. Haklar, burjuvazinin mülkiyet yasaları çiğnenerek, sokakta dişe diş mücadele verilerek kazanılır.

​CDK-F’nin bu açıklamasını, Kürt halkının Onur ve Direniş mirasına, uluslararası anti-kapitalist dayanışma ruhuna aykırı tasfiyeci bir tutum olarak açıkça kınıyoruz.

​Şiddetin asıl kaynağı; halkları yoksulluğa, ırkçılığa ve geleceksizliğe mahkûm eden emperyalist-kapitalist sistemdir. Ezilenlerin bu şiddete karşı gösterdiği öfke ve fiili meşru meşru direnme hakkı engellenemez!

​Halkların isyanını gölgeleyen, sınıf mücadelesini yasalcılığa hapseden her dil egemenlerin dilidir ve devrimci çizgi tarafından mahkûm edilmeye mahkûmdur!

​Kahrolsun Emperyalizm, Burjuva Devlet Terörü ve Tasfiyecilik!

​Yaşasın Ezilen Halkların ve İşçi Sınıfının Birleşik Meşru İsyanı!

Exit mobile version