Çöpler Altın Madeni Artık Cengiz Holding’in!

IMG_3581

Erzincan İliç’te 9 madencinin yaşamını yitirdiği siyanürlü toprak kaymasının üzerinden iki yıl geçti. Ailelerin adalet arayışı sürerken, katliamın yaşandığı Çöpler Altın Madeni 1,5 milyar dolara Cengiz Holding’e satıldı. Satış haberi, “Sorumluluklar ne olacak?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

13 Şubat 2024’te İliç’te maden katliamı yaşandı. Toprak altında kalan 9 işçinin acısı tazeliğini korurken, maden sahasının mülkiyeti el değiştirdi. Kanadalı SSR Mining, katliamın yaşandığı Anagold Madencilik’teki %80’lik hissesini, 1,5 milyar dolar karşılığında Cengiz Holding’e (Eti Bakır) devretmek üzere resmi imzaları attı.

1,5 Milyar Dolarlık “Sessiz” Devir

Mart 2026 itibarıyla resmileşen anlaşmaya göre Cengiz Holding, Çöpler sahasının yanı sıra Çakmaktepe, Bayramdere ve Mavialtın projelerini de kapsayan portföyü devraldı. Satış bedelinin 2026’nın üçüncü çeyreğinde tamamlanması beklenirken, Cengiz Holding’in şimdiden 100 milyon dolarlık depozitoyu ödediği öğrenildi. Madendeki diğer %20’lik pay ise Çalık Holding bünyesindeki Lidya Madencilik’te kalmaya devam ediyor.

“Kamu Görevlileri Nerede?”

Satışın gölgesinde devam eden İliç davasında ise mağdur ailelerin avukatları “cezasızlık” uyarısı yapıyor. Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren yargılamada son durum şöyle:

• 5’i tutuklu toplam 43 sanık “taksirle ölüme neden olma” suçundan yargılanıyor.

• Geçtiğimiz aylarda kritik isimlerin tahliye edilmesi ve Anagold Türkiye Müdürü’nün yurt dışı yasağının kaldırılması kamuoyunda büyük tepki çekti.

• 508 sayfalık son bilirkişi raporu, facianın “tasarım hataları” ve “ihmaller zinciri” nedeniyle yaşandığını, liç yığınının teknik olarak zaten stabil olmadığını tescilledi.

“Maden Yeniden mi Açılacak?”

Satışla birlikte en çok merak edilen konu, madenin yeniden faaliyete geçip geçmeyeceği. SSR Mining CEO’su Rod Antal, son iki yıldır madenin “güvenli ve sorumlu” şekilde açılması için otoritelerle yakın çalıştıklarını belirtti. Ancak bölge halkı ve çevre örgütleri, Fırat Nehri havzasındaki ekolojik riskin devam ettiğini belirterek madenin tamamen kapatılması çağrısını yineliyor.

“Sorumluluk Devredilemez”

Hukukçular, mülkiyetin el değiştirmesinin geçmişteki suç duyurularını ve tazminat davalarını etkilemeyeceğini hatırlatıyor. Ancak davanın en kritik sanıklarının yurt dışı yasaklarının kalkması ve sahanın “yeni bir sayfa” gibi devredilmesi, adaletin tecelli etmesi konusundaki endişeleri artırıyor.

İliç’te katledilen 9 canın hesabı henüz sorulmamışken atılan bu imzalar, Türk devletinin madencilik politikalarının “insan hayatı mı, sermaye mi?” ikileminde nerede durduğunu bir kez daha gösterdi.

Exit mobile version