Demirtaş Mızraklı Teşekkür Mesajı: Dost ile Düşmanı Bulanıklaştıran Siyasal Şaşılık 

DEMIRTAS-VE-MIZIRKAKLI-FOTO-230x307

Devrimci Demokrasi Gazetesi, 9 Ağustos 2026

Sınıf mücadelesinin kriz dönemleri, reformizm ile devrimci çizgi arasındaki sınırları netleştirir. Bugün Türkiye ve Kürdistan’da devletin dayattığı tasfiye siyaseti karşısında temel ayrım belirgindir: Çözümü egemenlerin yasal sınırlarında arayan uzlaşmacı anlayış ile halkın öz gücüne dayanan devrimci çizgi karşı karşıyadır.

Cezaevinden yansıyan Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı imzalı 9 Ağustos 2026 tarihli TBMM mesajı, bu ayrışmanın somut bir örneğidir. Mesele birkaç teşekkür cümlesi değil, ezilenlerin özgürlük mücadelesinin öznesi kimin olacağıdır.

Devletin Sınırlarına Rıza ve Sınıfsal Gerçeklik

Mesajda geçen “tarihi barış”, “bin yıllık kardeşlik” ve “hep birlikte Türkiye” söylemleri, mevcut düzenin temel çerçevesini veri almaktadır. PKK’nin kendisini feshetmesiyle başlayan örgütsel tasfiye, bu dille legal alanda tamamlanmaktadır. Tasfiyecilik, mücadeleyi inkâr etmek değil; onu sistemin kabul edebileceği sınırlara çekmektir.

Mesajın en dikkat çekici yanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet Bahçeli’ye “siyasi irade” vurgusuyla teşekkür edilmesidir. Yıllarca Kürt siyasetini kuşatan devlet mekanizmasının başındaki aktörlere teşekkür edilmesi ve düzen siyasetinin geneline yapılan atıflar, dost ile düşmanı birbirine karıştırarak sınıfsal ayrımları bulanıklaştıran siyasal bir şaşılıktır. Sömürü ve ulusal baskı mekanizmaları yerli yerinde dururken, bu yaklaşım devlet ile halk arasındaki iktidar ilişkilerini görünmez kılmaktadır.

Çözümün kaynağını halkın örgütlü gücünde değil, Meclis’in ve devletin atacağı adımlarda aramak yukarıdan inmeci bir perspektiftir. Haklar egemenlerin lütfuyla değil, örgütlü mücadeleyle kazanılır.

40 yıllık çatışmanın yarattığı acılar gerçektir; ancak acıların nedenleri ortadan kaldırılmadan “geçmişi geride bırakalım” demek toplumsal hafızayı değil, mevcut düzeni rahatlatır. Devrimci politika geçmişin nedenleriyle hesaplaşmayı savunur.

Demirtaş-Mızraklı çizgisi, ezilenlere devrimci bir perspektif değil, düzen içinde yeni bir konumlanış önermektedir. Kurtuluş egemenlerin lütfunda değil, halkların bağımsız siyasal iradesindedir.

 Tasfiyeciliğe karşı devrimci direniş!

  Uzlaşmacılığa karşı ideolojik netlik!

  Düzenin sınırlarına karşı halkların bağımsız iradesi!

Exit mobile version