DHP: 18 Mayıs’ı unutmadık, bilimsel gücü yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor!

IMG_3755

MLM biliminin coğrafyamıza uygulanma stratejisinin kuramcısı komünist önder İbrahim Kaypakkaya ölümsüzlüğünün 53. yılında çeşitli etkinlik ve açıklamalarla anılıyor. Bu kapsamda bir açıklama yapan Demokratik Haklar Platformu, “18 Mayıs’ı unutmadık, bilimsel gücü yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor!” diye belirtti.

DHP’nun açıklamasının tamamı şu şekilde:

Proletaryanın Kızıl Güneşi: Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya ve Türkiye Devriminin Şanlı Çıkışı

Sınıf mücadelesinin keskin amansız kanunları, her tarihsel dönemeçte kendi öncülerini tarih sahnesine çıkarır. Bundan tam 53 yıl önce, Diyarbakır zindanlarında sergilenen o muazzam direniş, yalnızca bir komünistin faşizme karşı kazandığı ahlaki ve siyasi bir zafer değil, aynı zamanda Türkiye ve Kuzey Kürdistan topraklarında Marksizm-Leninizm-Maoizm (MLM) bayrağının göndere çekildiği şanlı bir milattır. İbrahim Kaypakkaya yoldaşın katledilişinin yıldönümünde, onun ideolojik mirası, revizyonizmin ve tasfiyeciliğin karanlığını yırtan bir kutup yıldızı gibi işçi sınıfı ve ezilen halklarımızın yolunu aydınlatmaya devam ediyor.

Tarihsel Arka Plan ve Büyük Kopuş

Kaypakkaya yoldaşın tarihsel çıkışını kavramak için, onun şekillendiği dönemin nesnel koşullarına bakmak zorunludur. 1960’ların sonu ve 1970’lerin başı, tüm dünyada Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin rüzgarlarının estiği, Vietnam’dan Latin Amerika’ya emperyalizme karşı gerilla savaşlarının parladığı bir fırtına dönemiydi. Türkiye’de ise 1968 gençlik hareketinin radikal devrimci yükselişi ve en önemlisi 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi, sınıf çelişkilerini en üst seviyeye taşımıştı.

İşte bu nesnel zemin üzerinde 1971 devrimci çıkışı filizlendi. Deniz Gezmişlerin, Mahir Çayanların emperyalizme ve oligarşiye karşı namlularını doğrulttuğu bu dönemde, Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’yı kuramsal ve pratik olarak zirveye taşıyan şey; onun Mao Tsutung Düşüncesi’ni(bugünkü ifadesiyle MLM) Türkiye ve Kuzey Kürdistan somutuna dâhiyane bir şekilde uyarlayarak parlamenter hayallerden, pasifist-revizyonist icazet sınırlarından ve her türden burjuva kuyrukçuluğundan radikal bir kopuş gerçekleştirmesiydi.

Kemalizm ve Ulusal Sorunda MLM Çizgi

Kaypakkaya’yı Türkiye ve Kuzey Kürdistan devrimci hareketindeki diğer tüm akımlardan ayıran ve onu gerçek anlamda bir “kopuş” haline getiren iki temel teorik sütun vardır: Kemalizm eleştirisi ve Ulusal Sorun (Kürt Meselesi) analizi.

Kemalizm Eleştirisi: 

Dönemin sol hareketleri Kemalizm’i “ilerici, anti-emperyalist bir küçük burjuva hareketi” olarak kutsarken; Kaypakkaya yoldaş, diyalektik materyalist bir tahlille Kemalizm’in komprador burjuvazinin ve toprak ağalarının faşist bir diktatörlüğü olduğunu çıplak bir şekilde ortaya koydu. Bu, Türk egemen sınıflarının resmi ideolojisine indirilmiş en ağır ideolojik darbeydi.

Kürt Ulusal Sorunu: 

Kaypakkaya, ulusların kendi kaderini tayin hakkını (UKKTH) tavizsiz bir şekilde savunarak, Kürt ulusunun üzerindeki milli baskıyı ve asimilasyon politikalarını mahkum etti. Şovenizmin ve sosyal-şovenizmin en yoğun olduğu dönemde, Kürt halkının mücadelesini devrimin asli unsurlarından biri olarak görerek Marksist-Leninist-Maoist ilkeleri tavizsiz uyguladı.

Pusulamız MLM Çizgisidir!

Kaypakkaya yoldaş, sadece masa başında teoriler üreten bir aydın değil; savunduğu Halk Savaşıteorisini hayata geçirmek için dağlara çıkan, köylülerle omuz omuza örgütlenen adanmış bir pratik önderdi. Onun kurduğu TKP (ML), revizyonist “Türkiye Komünist Partisi” geleneğinin reformist çizgisini reddeden gerçek bir proletarya öncüsü olarak doğdu.

Bugün kapitalist-emperyalist sistemin derin krizlerle sarsıldığı, işçi sınıfı üzerindeki sömürünün katmerlendiği ve mazlum halkların isyan çığlıklarının yükseldiği tarihsel süreç, Kaypakkaya’nın tezlerinin güncelliğini bir kez daha doğrulamaktadır. Hakiki bir kurtuluş, ne burjuva parlamentosunun koridorlarında ne de sistem içi reform reçetelerinde aranabilir. Kurtuluş; ezilenlerin örgütlü gücünde ve Kaypakkaya’nın feda ruhuyla kuşanmış MLM çizgisindedir.

18 Mayıs’ı unutmadık, bilimsel gücü yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor!

Ser verip sır vermeyen komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın ideolojisi, halklarımızın kurtuluş mücadelesinde savaş sloganımızdır!

Exit mobile version