Düzen Siyasetinin Tasfiye ve Uzlaşı Arayışları: Altan Tan Çizgisi Üzerine

A.Tan

Türkiye-Kuzey Kürdistan siyasetinde halkların ortak mücadelesini tasfiye etmeye, devrimci ve demokratik dinamikleri sistem içi sınırlara hapsedip rejimle uzlaştırmaya çalışan figürler, yeni süreçlerde yeniden sahne almaktadır. Bu isimlerin başında gelen Altan Tan’ın geçmişten bugüne sürdürdüğü politik çizgi, özünde barındırdığı gerici ve mezhepçi perspektifle, halkların özgürlük mücadelesine biçilen gerici bir kefen niteliğindedir. Son süreçte saray rejiminin dayatmaları ile Kürt hareketi içindeki tasfiyeci ve teslimiyetçi eğilimleri aynı masada buluşturmak için sarf ettiği çabalar, bu politikanın en somut göstergelerindendir.

Altan Tan’ın denilen gerici yobazın siyasi söylemleri incelendiğinde, bu çizginin yalnızca uzlaşmacı değil, aynı zamanda gerçek toplumsal barışı zehirleyen mezhepçi ve ötekileştirici bir karakter taşıdığı açıkça görülmektedir. Alevi toplumunu, inanç özgürlüklerini ve demokratik hak mücadelesini hedef alan, gerici kalıplarla suçlayıcı bir dil kullanan bu zihniyet, tarihsel katliamların ve toplumsal kutuplaştırma politikasının bugünkü sözcülüğünü üstlenmektedir. Emekten, eşitlikten ve gerçek laiklikten kopuk bu gerici hat, halkların bir arada kardeşçe yaşama iradesine bizzat darbe vurmaktadır.

Bugün yürütülen tartışmalarda ve “çözüm” kisvesi altında pazarlanan politikalarda, halkın haklı ve meşru direniş çizgisinin tasfiye edilerek AKP-MHP faşist saray rejiminin hegemonik sınırları içine çekilmek istendiği net bir şekilde ortadadır. Altan Tan gibi gerici şarlatan figürler, bu teslimiyetçi ve işbirlikçi zemini örmek, halkın özgürlükcü ve devrimci dinamiklerini sistemin sınırlarına hapsetmek için yoğun bir misyon üstlenmektedir.

Devrimci ve demokratik kamuoyu; ne saray rejiminin tek adam iktidarına ne de bu iktidarla masaya oturup halkın haklarını pazarlık konusu yapan işbirlikçi ve gerici odaklara geçit vermeyecektir. Kurtuluş; düzen siyasetinin bu tür misyonerlerine teslim olmakta değil, işçilerin, emekçilerin, ezilen halkların/ulusların ve inançların ortak mücadelesini sosyalizmin zaferine uzanan yolda büyütmekte yatmaktadır.

Exit mobile version