Eğitim Sen öncülüğünde bir araya gelen binlerce eğitim emekçisi, son dönemde okullarda artan saldırılara karşı Türkiye ve Kuzey Kürdistan’ın pek çok kentinde sokağa çıktı.
Urfa ve Maraş’taki saldırıların ardından İstanbul Avcılar’da bir öğretmenin darp edilmesiyle büyüyen tepkilerde, şiddetin kaynağı olarak siyasi iktidarın eğitim politikaları gösterildi.
Avcılar’da Şiddet Bardağı Taşırdı
Eylemlerin son halkası İstanbul Avcılar’da yaşandı. Bir ortaokulda görev yapan öğretmenin, bir veli tarafından okul bahçesinde fiziksel saldırıya uğraması, eğitim camiasındaki güvenlik açığını bir kez daha gözler önüne serdi. Eğitim Sen İstanbul Şubeleri tarafından yapılan açıklamada, “Okullarımız yol geçen hanına dönmüş durumda. Can güvenliğimiz olmadan ders başı yapmamız bekleniyor” denildi.
“Fail Siyasi İktidardır”
Urfa ve Maraş’taki lise saldırılarını protesto etmek için meydanlarda toplanan eğitimciler, ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride şu vurgular öne çıktı:
• İtibarsızlaştırma: Siyasi iktidarın öğretmenlik mesleğini değersizleştiren söylemlerinin, veli ve öğrencileri şiddete teşvik ettiği savunuldu.
• Güvenlik Zafiyeti: Okulların tasarruf tedbirleri gerekçesiyle güvenlik personeli ve yardımcı hizmetli kadrolarından mahrum bırakıldığı eleştirildi.
• Yetersiz Yasalar: “Öğretmenlik Meslek Kanunu”nun şiddeti önlemekten uzak olduğu ve sadece kariyer odaklı bir yapı sunduğu ifade edildi.
Talepler Net: “Etkin Bir Şiddet Yasası İstiyoruz”
Eylem alanlarında sık sık “Okulda şiddet istemiyoruz” ve “Eğitimciye uzanan eller kırılsın” sloganları yükseldi. Sendika temsilcileri şu somut adımların atılmasını talep ediyor:
1. Caydırıcı Yasal Düzenleme: Türk Ceza Kanunu’nda eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin “nitelikli suç” kapsamına alınarak ağırlaştırılması.
2. Okul Güvenliği: Her okula kadrolu güvenlik görevlisi atanması.
3. Liyakatli Yönetim: Okulların siyasi kadrolarla değil, liyakat sahibi eğitimcilerle yönetilmesi.
İş Bırakma Kararı Gündemde
Eylemlerin sonunda yapılan açıklamalarda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın somut bir adım atmaması durumunda, Türkiye genelinde daha geniş kapsamlı iş bırakma eylemlerinin ve protestoların devam edeceği sinyali verildi. Eğitimciler, “Ölmeye değil, öğretmeye geliyoruz” diyerek okulların birer şiddet alanı değil, güvenli eğitim yuvaları olması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.
