Emperyalizmin Yeni Hedefi: Trump’ın Gazze Planı ve Filistin Halkının Direniş Hakkı

1200x675_cmsv2_d2584205-156d-5cab-b1de-6ce520e7c4f9-9044340

Trump’ın Gazze planı, emperyalizmin ve kapitalizmin küresel çapta sömürü ve baskı mekanizmalarının bir tezahürü olarak görülmelidir. Bu plan, ABD’nin Orta Doğu’daki emperyalist çıkarlarını koruma ve genişletme amacını taşımaktadır. Trump’ın Gazze’yi “Amerikan toprağı” ilan etme ve burada otel ve ofis projeleri geliştirme planı, kapitalist sömürünün en açık örneklerinden biridir. Bu plan, Filistin halkının topraklarından zorla çıkarılmasını ve yerlerine kapitalist çıkarların yerleştirilmesini hedeflemektedir.


Marksizm-Leninizm-Maoizm (MLM), ulusların kendi kaderini tayin hakkını savunur ve emperyalist müdahalelere karşı çıkar. Trump’ın planı, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını açıkça ihlal etmektedir. Gazze, Filistin halkının tarihsel ve kültürel bir parçasıdır ve bu topraklar üzerinde hiçbir emperyalist gücün hakkı yoktur. Trump’ın planı, uluslararası hukukun temel ilkelerini çiğnemekte ve savaş suçu kapsamına giren eylemleri teşvik etmektedir.


Cambridge Üniversitesi Uluslararası Hukuk Profesörü Marc Weller’ın da belirttiği gibi Gazze’nin, “nüfussuz, boş bir toprak” olmadığı gerçeği, Trump’ın planının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu göstermektedir. İsrail’in ve ABD’nin Filistin’i bağımsız ve egemen bir devlet olarak tanımaması, bu topraklar üzerinde keyfi tasarruflarda bulunma hakkını vermez. Zorla yerinden etme, savaş hukukunun ihlali anlamına gelir ve bu tür eylemler, uluslararası toplum tarafından kınanmalıdır.
1949 Cenevre Sözleşmesi, sivil nüfusun işgal altındaki topraklardan kitlesel olarak sınır dışı edilmesini “savaş suçu” olarak tanımlamaktadır. Trump’ın planı, bu sözleşmenin açık bir ihlalidir ve Nazi Almanya’sının işlediği suçların tekrarı niteliğindedir. BM’nin de belirttiği gibi, “güçlünün hukuku” uluslararası hukukun yerini alamaz ve bu tür ihlaller, insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında değerlendirilmelidir.


Oxford Etik, Hukuk ve Silahlı Çatışma Enstitüsü Direktörü Janina Dill, Trump’ın açıklamaları, hukukun en temel prensiplerinin ihlal edilmesini normalleştirme çabasıdır. Zorla yerinden etme, sadece bir savaş suçu değil, aynı zamanda insanlığa karşı işlenen bir suçtur.
Reading Üniversitesi Uluslararası Hukuk Profesörü Marko Milanovic’in de vurguladığı gibi “Başkasının toprağını ele geçiremezsin” ilkesi, uluslararası hukukun temel taşlarından biridir. Trump’ın planı, bu ilkeyi açıkça ihlal etmekte ve emperyalist güçlerin dünya üzerindeki hegemonyasını pekiştirme amacını taşımaktadır.


Sonuç olarak Trump’ın Gazze planı, emperyalizmin ve kapitalizmin küresel çapta sömürü ve baskı mekanizmalarının bir tezahürüdür. Bu plan, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını ihlal etmekte ve uluslararası hukukun temel ilkelerini çiğnemektedir. Emperyalist müdahalelere karşı çıkmak ve ulusların kendi kaderini tayin hakkını savunmak, Maoist mücadelenin temel ilkelerindendir. Trump’ın planı, bu ilkeler doğrultusunda kınanmalı, reddedilmeli ve ona karşı mücadele edilmelidir.

Exit mobile version