ESKİ BAKAN FATMA BETÜL SAYAN KAYA TUTUKLANDI: FON SKANDALINDA SORUŞTURMA SİYASET VE SERMAYE ÇEVRELERİNE UZANIYOR

2026-09-26-fatma-betul-sayan-kaya-

Türkiye’de yatırım fonları üzerinden yürütülen ve sermaye piyasalarında büyük tartışma yaratan soruşturmada 6 Kasım 2026’da önemli bir gelişme yaşandı. Eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ve AKP eski milletvekili Fatma Betül Sayan Kaya, İstanbul’da çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Reuters’ın Anadolu Ajansı’na dayandırdığı haberine göre Kaya, sermaye piyasası mevzuatını ihlal ve suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üyelik suçlamalarıyla karşı karşıya. Soruşturma kapsamında eşi İlyas Kaya ise serbest bırakıldı ancak hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildi.

Soruşturmanın merkezinde, Özata Denizcilik hisseleri başta olmak üzere bazı düşük işlem hacimli hisselerde gerçekleştirildiği ileri sürülen manipülatif işlemler bulunuyor.

Savcılık dosyasına yansıyan iddialara göre Kaya çifti, toplam 163 milyon liralık hisse yatırımı üzerinden yaklaşık 2,17 milyar liralık kazanç elde etti. Özata Denizcilik hisselerinin nisan başında yaklaşık 220 lira seviyesinden 15 Eylül’de 4.980 liraya yükselmesi de soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri oldu.

Eski bir bakanın yatırım fonu soruşturmasında tutuklanması, Türkiye’de sermaye piyasaları ile siyasal iktidar çevreleri arasındaki ilişkilerin bütün yönleriyle araştırılmasını zorunlu kılıyor.

Milyonlarca insan geçim sıkıntısıyla boğuşurken, finans piyasalarında milyarlarca liralık kazançların ve olağanüstü hisse hareketlerinin yaşanması, ekonomik düzenin kimin çıkarlarına hizmet ettiğini yeniden gündeme getiriyor.

Burada mesele yalnızca bir eski bakanın tutuklanması değildir. Asıl mesele, sermaye piyasalarının kimler tarafından, hangi ilişkiler içinde ve hangi denetim mekanizmalarıyla yönetildiğidir.

Küçük yatırımcıların birikimleri üzerinden spekülatif kazanç sağlandığı iddiaları bütün yönleriyle soruşturulmalıdır. Siyasi makamlar, ekonomik güç ve ayrıcalıklı ilişkiler hiç kimseye dokunulmazlık sağlamamalıdır.

Finans kapitalin ve siyasi iktidar çevrelerinin ilişkileri şeffaf biçimde açığa çıkarılmalı; halkın birikimleri üzerinden kurulan çıkar düzeninin hesabı sorulmalıdır.

Mobil sürümden çık