Ramallah – Filistin Esirler Cemiyeti, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Siyonist işgal rejiminin kadın mahkumlara yönelik sistematik şiddet, işkence ve baskı politikalarını kınadı. Cemiyet, iki kadın mahkumun gözaltı ve sorgulama süreçlerinde maruz kaldıkları insanlık dışı muameleleri kamuoyuna duyurdu. Bu uygulamalar, Siyonist rejimin Filistin halkına karşı yürüttüğü sömürgeci ve baskıcı politikaların bir parçası olarak değerlendirilmektedir.
Açıklamada, işgalci ve Siyonist İsrail hapishanelerindeki kadın mahkumların büyük çoğunluğunun fiziksel şiddet, psikolojik işkence ve aşağılanmaya maruz kaldığı vurgulandı. Özellikle bir kadın mahkumun avukatına aktardığı ifadeler, Siyonist işgal güçlerinin vahşetini bir kez daha gözler önüne serdi: “Bir kontrol noktasında Siyonist askerler tarafından darp edildim. Karnıma tekmeler attılar, ellerime kelepçe taktılar ve gözlerimi bağladılar. Ardından bir sorgu merkezine götürüldüm.” Bu tür uygulamalar, işgal rejiminin kadın direnişçilere karşı özel bir baskı politikası izlediğini ortaya koymaktadır.
Kadın mahkumun vücudunun her yerine yayılan darbeler nedeniyle kıyafetlerinin yırtıldığı ve üç saat boyunca sorgu merkezinde tutulduğu aktarıldı. Daha sonra Kudüs’teki Meskubiye Cezaevi’ne sevk edilen mahkum, burada bir ay boyunca tutuldu. Bu süreç, Siyonist rejimin kadın mahkumları fiziksel ve psikolojik olarak çökertme amacını taşıyan bir politikanın parçasıdır.
Açıklamada, bir diğer kadın mahkumun gece yarısı gözaltına alındıktan sonra bir Siyonist yerleşim birimine götürüldüğü ve burada ertesi akşama kadar yemek ve su verilmeden kelepçeli ve gözleri bağlı bir şekilde tutulduğu belirtildi. Mahkum, “Yanımda duran İşgalci ve Siyonist askerler sürekli bana hakaret etti ve yüksek sesle ‘İslam’a ölüm’ diye bağırdı” ifadelerini kullandı. Bu tür uygulamalar, işgalci ve Siyonist rejimin Filistin halkının kimliğine, inancına ve direniş ruhuna yönelik saldırılarının bir uzantısıdır.
Daha sonra Şaron Hapishanesi’ne sevk edilen mahkum, burada üç gün boyunca aç bırakıldı ve çıplak aramaya direndiği için kadın gardiyanlar tarafından elektrik şoku ile işkence edildi. Bu tür işkence yöntemleri, İşgalci ve Siyonist rejimin kadın mahkumları sindirme ve direnişlerini kırma amacını taşımaktadır.
Filistin Esirler Cemiyeti’nin Mart 2025 başında yayımladığı verilere göre, işgalci ve Siyonist İsrail hapishanelerinde 9 bin 500’den fazla Filistinli bulunuyor. Bu mahkumlar arasında 350 çocuk ve 21 kadın mahkum yer alıyor. Bu rakamlar, işgalci ve Siyonist rejimin Filistin halkına karşı uyguladığı baskı ve zulmün boyutlarını açıkça göstermektedir. Bu süreç, Filistin halkının özgürlük mücadelesinin bir parçası olarak görülmeli ve uluslararası toplumun bu zulme sessiz kalmaması gerekmektedir. Kadınların direnişi, Filistin halkının özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır.
