FRANSA’DA LİSELİ GENÇLİK SOKAKTA: “MÜCADELELERİN BİRLEŞMESİ” ÇAĞRISI

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Fransa’da (France) eylül ayının sonundan bu yana lise öğrencilerinin eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlattığı eylemler büyüyerek sürüyor. Öğretmen açığı, kalabalık sınıflar, bakımsız okul binaları, eğitimdeki eşitsizlikler ve gençlerin geleceğini doğrudan etkileyen üniversiteye geçiş sistemi Parcoursup (Üniversiteye yerleştirme sistemi), öğrencilerin öne çıkan talepleri arasında.

Yüzlerce lisenin öğrenciler tarafından bloke edilmesiyle başlayan hareket, farklı kentlerde sokağa taşarken, bazı eylemlerde polis müdahaleleri, çatışmalar ve gözaltılar yaşandı. Eğitim alanındaki sorunlarla başlayan hareket, kapitalist sistemin gençlik üzerindeki baskı ve geleceksizlik politikalarına karşı biriken öfkenin de dışavurumu olarak dikkat çekiyor.

“MÜCADELELER BİRLEŞMELİ”

3 Ekim’de Paris’teki Place de la République (Cumhuriyet Meydanı)’nda düzenlenen destek mitinginde lise öğrencisi Seydou’nun konuşması dikkat çekti.

Sosyal medyada yayılan görüntülerde Seydou, hafta boyunca gerçekleştirilen lise ablukalarına değinerek gençliğin mücadeleyi sürdürmesi gerektiğini savundu. Konuşmasında “la révolution française” (Fransız Devrimi) ifadesini kullanan Seydou, koşullar değişmediği sürece mücadelenin devam edeceğini belirtti.

Seydou ayrıca “la convergence des luttes” (mücadelelerin birleşmesi) vurgusu yaptı. Bu vurgu, yalnızca lise öğrencilerinin kendi talepleriyle sınırlı kalmayan, farklı toplumsal mücadelelerin ortak bir mücadele hattında birleşmesi tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Sosyal medyada konuşmanın bir bölümü “Vive la Gen Z !” (Yaşasın Z Kuşağı!) başlığıyla yayıldı.

GENÇLİĞİN ÖFKESİ SİSTEMİN SINIRLARINA ÇARPIYOR

Lise öğrencilerinin talepleri ilk bakışta eğitim alanındaki somut sorunlara odaklanıyor: Daha fazla öğretmen, daha az kalabalık sınıflar, daha iyi okul koşulları ve eğitimde eşitlik.

Ancak bu taleplerin arkasında çok daha geniş bir toplumsal sorunlar bütünü bulunuyor. Gençlik; geleceksizlik, güvencesiz çalışma, eğitimde eşitsizlik ve kapitalist sistemin giderek ağırlaştırdığı yaşam koşullarıyla karşı karşıya.

Öğrencilerin okul kapılarını bloke ederek sokağa çıkması, gençliğin kendisine dayatılan geleceği kabul etmediğinin göstergelerinden biri. Sorun yalnızca birkaç öğretmenin eksikliği ya da okul binalarının bakımsızlığı değildir. Sorun, eğitimi de toplumsal yaşamın bütün alanlarını da kâr ve sermaye çıkarlarına göre düzenleyen sistemin kendisidir.

Bu nedenle lise öğrencilerinin eylemleri, Fransa’daki diğer emekçi mücadelelerinden bağımsız ele alınamaz.

HÜKÜMETTEN “MANİPÜLASYON” SUÇLAMASI

Hükümet çevreleri, özellikle La France Insoumise – LFI (Boyun Eğmeyen Fransa) hareketini gençliği politik olarak yönlendirmekle suçlarken, LFI öğrencilerin taleplerinin meşru olduğunu savunuyor.

Ancak burada asıl tartışılması gereken, gençliğin kimin tarafından sokağa çıkarıldığı değil, gençliği sokağa çıkaran toplumsal koşulların kendisidir.

Bir ülkede öğrenciler öğretmen eksikliği nedeniyle ders yapamıyor, sınıflar aşırı kalabalıklaşıyor, okul binaları bakımsız bırakılıyor ve gençler eğitim sonrasında nasıl bir gelecek yaşayacağını bilemiyorsa, ortaya çıkan öfkeyi yalnızca “politik manipülasyon” olarak açıklamak, sorunun kaynağını gizlemeye hizmet eder.

SORUN “GEN Z” DEĞİL, SİSTEMDİR!

Bugün Fransa’da lise gençliğinin sokaklara çıkması, yeni kuşağın toplumsal sorunlara kayıtsız olmadığını gösteriyor.

Ancak gençliğin öfkesinin gerçek bir toplumsal güce dönüşebilmesi, onu yalnızca seçimler, parlamenter siyaset ya da sosyal medya kampanyaları içerisinde tutmakla değil; işçi sınıfının, emekçilerin ve ezilenlerin mücadeleleriyle birleşebilmesiyle mümkündür.

Seydou’nun konuşmasında öne çıkan “la convergence des luttes (mücadelelerin birleşmesi)” vurgusu bu açıdan önem taşıyor. Fakat mücadelelerin birleşmesi yalnızca farklı eylemlerin aynı meydanda buluşması anlamına gelmez. Gerçek birleşme, ortak düşmanı ve ortak mücadele hedeflerini ortaya koyan politik bir hatta ihtiyaç duyar.

Fransa’daki gençlik hareketinin önündeki temel sorun da burada düğümlenmektedir: Eğitim hakkı için başlayan mücadele, kapitalist sömürü düzeninin bütününe yönelen daha geniş bir toplumsal mücadeleye dönüşebilecek mi?

Bugün bunun yanıtı henüz verilmiş değil. Ancak sokaklarda biriken öfke, gençliğin mevcut düzenin kendisine sunduğu gelecekle yetinmek istemediğini açık biçimde gösteriyor.

Gençliğin öfkesi bastırılarak değil, onu yaratan koşullar ortadan kaldırılarak sona erer.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.