İzmir – Haber-Sen, HTŞ’nin 6 Ocak 2026 tarihinde Halep’te başlattığı ve kuzey ile doğu Suriye geneline yaydığı saldırıları protesto etmek için basın metni yayımladı. Haber-Sen 6 No’lu Şube Başkanı Menduh Tunç imzalı açıklamada ‘Savaşa karşı barışı, sansüre karşı hakikati savunacağız’ denildi.
Bu katliamın yalnızca sivilleri hedef almayıp aynı zamanda halkın dünya ile bağının koparıldığını söyleyen Tunç, “Sistematik olarak sürdürülen bu saldırılarla yaşam hakkı ihlal edilirken; bölgedeki iletişim altyapısının çökertilmesi, internet ve haberleşme ağlarının kasıtlı olarak kesilmesi, yaşanan vahşetin üzerindeki karanlık perdeyi derinleştirmektedir. Haber alma ve yayma hakkı fiilen ortadan kaldırılmış; basın ve iletişim emekçileri, can güvenliğinden yoksun koşullarda gerçeği dünyaya duyurma mücadelesi verirken doğrudan hedef haline getirilmiştir” dedi.
“Yaşananlar bir çatışma değil, hukuk ihlali”
“Kobanê’de altı çocuğun, en temel insani ihtiyaçlardan mahrum bırakılarak donarak can vermesi, HTŞ kuşatmasının ulaştığı barbarlık düzeyinin en acı kanıtıdır. Bu ölümler, sadece bir insani kriz değil; haberleşmenin, dayanışmanın ve uluslararası yardımın önünü kesen örgütlü bir politikanın sonucudur. Gerçeğin sesini boğmaya çalışan bu kuşatma, insanlığa karşı işlenmiş açık bir suçtur” diyen Tunç, Rojava’da yaşananların bir ‘çatışma’ değil, sivil yerleşim yerlerinin ve iletişim merkezlerinin bilinçli olarak bombalandığı ağır bir hukuk ihlali olduğunu söyledi.
“Basın emekçilerinin çalışma alanlarının yok edilmesi ve bölgenin dünyadan izole edilmesi, işlenen suçların gizlenmesi çabasıdır. Halkların haberleşme hürriyetine ve bir arada yaşama iradesine vurulan bu darbe kabul edilemez” diyen Tunç uluslararası kamuoyunu, Birleşmiş Milletleri, uluslararası basın meslek örgütlerini ve insan hakları kurumlarını sorumluluk almaya davet etti. Taleplerini sıraladı:
- Haberleşme ve İletişim Özgürlüğü Güvence Altına Alınmalıdır: Bölgedeki iletişim altyapısına yönelik saldırılar durdurulmalı, halkın haber alma hakkı ve internet erişimi derhal tesis edilmelidir.
- Basın Emekçileri Korunmalıdır: Bölgede görev yapan basın ve iletişim emekçileri uluslararası koruma altına alınmalı, gazetecilerin hedef alınması savaş suçu kapsamında değerlendirilmelidir.
- Bağımsız Soruşturma Açılmalıdır: Çocuk haklarını ve insan onurunu hiçe sayan tüm saldırılar uluslararası düzeyde bağımsız heyetlerce yerinde incelenmeli ve sorumlular yargılanmalıdır.
- Kesintisiz İnsani Yardım Koridoru: Kuşatma altındaki bölgelere gıda, sağlık ve ısınma malzemelerinin ulaşabilmesi için güvenli koridorlar açılmalı; bölgenin dünyadan izole edilmesine son verilmelidir.
