İkizköylüler AYM önünden seslendi: “Zeytinliklerimizden vazgeçmeyeceğiz”

IMG_3616

Muğla’nın Milas ilçesinde kömür madeni sahasının genişletilmesi kararına karşı yıllardır direnen İkizköylüler, mücadelelerini Ankara’ya taşıdı. 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 679 parselin “acele kamulaştırılmasına” karşı çıkan köylüler, bugün Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde seslerini duyurdu.

“Toprağımız, Zeytinimiz, Suyumuz İçin”

Sabah saatlerinde Ankara’ya ulaşan İkizköy, Çamköy ve Karacahisar halkından oluşan heyet, AYM binası önünde basın açıklaması yaptı. “Toprağımız, Zeytinimiz, Suyumuz İçin Acele Kamulaştırma Geri Çekilsin” yazılı dev bir pankart açan köylüler, mülkiyet haklarının ve yaşam alanlarının ihlal edildiğini vurguladı.

“Gidecek Yerimiz Yok”

Eylemde söz alan köylülerden Halil İbrahim Demir, durumu şu sözlerle özetledi:

“Bir gecede 300 zeytin ağacım, evim ve tarlam elimden alındı. Bizim gidecek başka yerimiz yok. Bu topraklar sadece bizim değil, çocuklarımızın geleceği.”

Esra Işık İçin Özgürlük Talebi

Eylemde öne çıkan bir diğer konu ise, bölgedeki bilirkişi keşfi sırasında yaşanan protestolar nedeniyle geçtiğimiz günlerde tutuklanan İkizköy Çevre Komitesi üyesi Esra Işık oldu. Annesi Nejla Işık, AYM önünde yaptığı konuşmada, kızının doğayı savunduğu için cezalandırıldığını belirterek hem acele kamulaştırmanın iptalini hem de kızının serbest bırakılmasını talep etti.

Hukuki Süreç Ne Durumda?

Köylülerin avukatları, 2026 başından bu yana 200 parseli kapsayan 96 ayrı dava açıldığını belirtti. Hukukçular, “acele kamulaştırma” prosedürünün yalnızca savaş veya milli müdafaa gibi durumlarda uygulanabileceğini, maden şirketlerinin kârı için köylülerin evlerinden edilmesinin anayasaya aykırı olduğunu savunuyor.

AYM ve Danıştay’dan gelecek “yürütmeyi durdurma” kararı, bölgedeki 6 köyün ve binlerce zeytin ağacının kaderini belirleyecek.

Akbelen direnişi, 2024 yılında kaldırılan kamulaştırma kararının 2026 yılında çok daha geniş bir alanı kapsayacak şekilde (679 parsel) geri gelmesiyle yeni bir toplumsal dayanışma dalgasına dönüştü.

Exit mobile version