İliç’in ikinci yılında Kadıköy’de adalet yürüyüşü

IMG_3392

İliç katliamının ikinci yılında Kadıköy’de bir araya gelen emek ve demokrasi güçleri, 9 işçinin ölümünden sorumlu olanların yargılanmasını ve madenin yeniden açılmamasını istedi.

Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana maden faciasının ikinci yılında, İstanbul Kadıköy’de kitlesel bir basın açıklaması ve yürüyüş gerçekleştirildi. Eylemde sık sık “Katil Anagold Türkiye’den defol” ve “Hak, hukuk, adalet işçilerle gelecek” sloganları atıldı. 

Katliamda yaşamını yitiren işçilerden Uğur Yıldız’ın ailesinin çağrısıyla yapılan açıklama Kadıköy’deki Boğa Heykeli önünde düzenlendi.

Eylemde söz alan İliç Davası’nın avukatı Alpay Taşçı, “İliç’te 22’nci katta durması gereken yığın, 33’üncü kata çoktan gelmişti. Buraya gelene kadar kendi dış denetim firmaları ‘Burada işler yolunda gitmiyor’ demişti. Çatlaklar aylar öncesinden tespit edilmişti, raporlanmıştı, dosyalarına girmişti. Yöneticileri farkındaydı. Bile bile, göze alarak bu üretimi yapmaya devam ettiler. Katliamdan üç gün önce üretim hedeflerini tutturmak için 5 bin ton daha fazla cevheri serme onayının mailini de sunduk dosyaya. Fakat kâr hırsının sınırı yok, etkisi yok” dedi.

Taşçı şöyle konuştu: “Sermayenin işçilerin ölümü pahasına üretim yaptığı her bir dosyada ortaya konuluyor zaten. Ama sonuç neden yok? İşte orası toplumsal muhalefetin, toplumsal mücadelenin konusudur.”

İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi’nden Avukat Ümit Altaş, “Tonlarca siyanür nehre karıştı; alana keşfe gelen bilirkişiler uyardı, dinlemediler. Savcılar dinlemedi; ‘taksirle bir kaza’ dedi, altına tapanlara caydırıcı olsun diye para cezası kesti. Bakanlar dinlemedi; bu azgınlığın büyümesine onay verdiler. Ve işte o gün, yedi saat önce bu çöküşün olacağı bilinmesine rağmen kimse o şalteri indirmeye cesaret edemedi. Çünkü altın, insan hayatından daha değerliydi onlar için” dedi.

“Hayır, hâlâ dinlememeye devam ediyorlar” diye konuşan Altaş, “Bu azgınlığa onay veren bürokratlar yargılanmıyor. Şirket yargılanmıyor. ‘Altın bizim, sorumluluk bizim değil’ diyorlar. Şirketin patronları yargılanmıyor. Şirketin en başındaki müdür, birinci derecede asli kusurlu olarak iddianamede belirtilmiş olmasına rağmen mahkeme önüne getirilmiyor. Şimdi ölen insanların ailelerine ‘kan parası’ adı altında bir bedel ödeyip mahkemelerinden vazgeçmesini istiyorsunuz. Adaletsizliğe sessiz kalan da şeytandır. Herkese buradan bir kez daha sesleniyorum: Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa o ateş size de dokunur.”

Eylemde söz alan, yaşamını yitiren DİSK Dev Maden-Sen üyesi Uğur Yıldız’ın annesi Sevda Yıldız, iki yıldır adalet mücadelesi verdiklerini belirterek şunları söyledi:

“Oğlum yattığın yer incitmesin seni… Ama bilsinler ki bu acı burada kalmayacak. Bu benim mücadelemin daha başlangıcı. Bize söz verdiler; ‘Suçlular cezasını çekecek’ dediler. Peki nerede suçlular? Hiçbirini mahkeme salonunda göremedik. Neden sorumlular yargılanmıyor? Adalet güçlüden yana mı, yoksa bizden yana mı? Bilmiyorum. Ama maalesef bugüne kadar bizden yana olduğunu göremedik” dedi.

52 gün boyunca oğlunun cenazesine ulaşmak için verilen mücadeleyi hatırlatan Yıldız, “O cehennem çukuruna inerek oğlumu arkadaşları aradılar. Dayanışma sayesinde çıkardılar. Peki devlet o 52 gün boyunca neredeydi? Bir devlet vatandaşının en zor anında yanında olmayacaksa ne zaman olacak?” diye sordu.

Madenin yeniden açılmasına yönelik girişimlere de tepki gösteren Yıldız, “Neden altını onlar götürüyor, zehri bize bırakıyor? Açılmasın o ocak. Başka analar ağlamasın” dedi. 17 Şubat’ta görülecek duruşmaya çağrı yapan Yıldız, “Türk siyasi partilerini, halkımızı bekliyoruz. Çocuklarımızın kanı yerde kalmasın. Benim tek mücadelem budur” diye ekledi. 

Exit mobile version