Lazkiye ve Tartus’ta Kan Gölü: Alevi Siviller Yeni Yönetimin Hedefinde

20250308_224932

Suriye’de Esad rejiminin 8 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından, yeni yönetimin başına gelen Ahmed el Şara (Muhammed el Colani) ve beraberindekiler, başlangıçta farklı etnik ve dini grupların haklarını koruyacak kapsayıcı bir yönetim vaadiyle ortaya çıktı. Ancak, bu söylemler hızla yerini şiddet ve baskıya bıraktı. Özellikle Alevi toplumu, yeni yönetim tarafından açık bir hedef haline getirilmiş durumda. Lazkiye ve Tartus’ta yaşanan çatışmalar, Alevilere yönelik sistematik bir şiddet kampanyasına dönüştü.

Geçici Cumhurbaşkanı Muhammed Colani, Alevilere yönelik sivil katliam iddialarına yönelik yaptığı açıklamada, “sivillere saldıranların hesap vereceğini” söylese de, bu açıklamalar pratikte hiçbir karşılık bulmadı. Aksine, güvenlik güçleri ve silahlı gruplar, Alevi mahallelerine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı. Tanklar, toplar, helikopterler ve insansız hava araçları (İHA) kullanılarak gerçekleştirilen saldırılarda, çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan yüzlerce sivil hayatını kaybetti. Lazkiye’deki İbn-i Sina Hastanesi civarında yaşanan şiddetli çatışmalar, bölgede adeta bir katliam havası estirdi.

Alevi siviller, Rusya’nın Akdeniz’deki Hmeymim askeri üssüne sığınmak zorunda kaldı. Bölgeden gelen görüntüler ve tanıklıklar, Alevi ailelerin geceyi üste geçirerek Rusya’dan koruma talep ettiğini ortaya koydu. Ancak, bu sığınma talepleri, yeni yönetimin Alevilere yönelik şiddetini durdurmaya yetmedi. Baniyas’ta gece boyu süren cinayet, yağma ve kundaklama eylemleri, Alevi toplumunun maruz kaldığı zulmü gözler önüne serdi.

Yeni yönetim, operasyonların “eski rejime bağlı unsurlara” yönelik olduğunu iddia etse de, gerçekte Alevi toplumu açık bir şekilde hedef alınıyor. Devlet medyası, çatışmaların Esad ailesinin doğum yeri olan Kardaha bölgesine sıçramaması için bölgeye ek askeri birlikler sevk edildiğini duyurdu. Ancak, bu birliklerin varlığı, Alevi sivillerin güvenliğini sağlamak yerine, onları daha da savunmasız hale getirdi.

Suriye Savunma Bakanlığı, yaşanan katliam iddialarına yönelik olarak bir acil durum komitesi kurduğunu açıkladı. Komitenin, askeri operasyonlar sırasında yaşanan ihlalleri soruşturması ve sorumluları yargılaması bekleniyor. Ancak, bu açıklamalar, Alevi toplumunun yaşadığı acıları hafifletmekten uzak. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Albay Hasan Abdülgani’nin bölgeyi ziyaret etmesi de, yaşanan katliamların önüne geçemedi.

Yeni yönetim, başlangıçta farklılıkları kucaklayacağını vaat etmişti. Ancak, pratikte Alevi toplumu açık bir hedef haline getirildi. Lazkiye ve Tartus’ta yaşanan katliamlar, Suriye’deki kırılgan dengeleri daha da derinleştiriyor. Alevi sivillerin maruz kaldığı şiddet, yeni yönetimin vaatlerinin bir aldatmaca olduğunu gözler önüne seriyor. Suriye’de adil ve kapsayıcı bir yönetim sağlanması, ancak tüm grupların haklarının eşit şekilde korunmasıyla mümkün olabilir. Ancak, şu anki tablo, bu hedefin çok uzağında.

Exit mobile version