Maden işçisinin sesi hedefte: Bir haftada ikinci gözaltı, ikinci tutuklama talebi!

IMG_3628

Türkiye’de sendikal mücadele ve hak arama eylemleri üzerindeki baskılar, son bir hafta içinde yaşanan üst üste gözaltı ve tutuklamalarla yeni bir boyuta ulaştı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun Akbelen direnişine dair paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanmasının ardından, bugün de sendikanın hukuk birimi görevlisi Doğukan Akan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Gerekçe: Tutuklamaya Tepki Göstermek

Edinilen bilgilere göre Doğukan Akan, sendika adına yapılan bir açıklamada Başaran Aksu’nun tutuklanmasını eleştirdiği ve meslektaşını sahiplendiği gerekçesiyle gözaltına alındı. Geceyi emniyette “mevcutlu” olarak geçiren Akan, savcılık ifadesinin ardından “tutuklama” istemiyle nöbetçi mahkemeye gönderildi.

“Sermaye Ne İsterse O Yapılıyor”

Süreci yakından takip eden sendika ve DKÖ’ler, karara sert tepki gösterdi. Tutuklanan Başaran Aksu, mahkeme çıkışında yaptığı açıklamada, yargı sisteminin sermaye gruplarının—özellikle Akbelen’deki faaliyetleriyle bilinen Limak Holding gibi yapıların—güdümünde olduğunu savunarak şunları söylemişti:

“Türkiye’de yargı bu durumda. Holdingler ne isterse onu yapıyorlar. Holdingleri üzmeye devam edeceğiz.”

Savunma Hakkına Saldırı

Hukuk örgütleri, bir avukatın ve sendika görevlisinin sadece mesleki dayanışma ve ifade özgürlüğü kapsamında yaptığı açıklamalar nedeniyle tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesini “savunma hakkına yönelik ağır bir saldırı” olarak nitelendiriyor.

Beşiktaş’taki Limak Holding binası önünde toplanan çok sayıda sendikacı ve çevre aktivisti, “Tutuklamalarla bizi susturamayacaksınız” mesajı vererek Doğukan Akan ve Başaran Aksu’nun derhal serbest bırakılmasını talep etti.

Maden işçilerinin hak mücadelesinde kritik rol oynayan Bağımsız Maden-İş üzerindeki bu baskıların, bölgedeki ekoloji direnişleri ve işçi eylemleri üzerindeki etkisi yakından izleniyor.

Exit mobile version