NATO-RUSYA GERİLİMİNDE NÜKLEER EŞİK: LİTVANYA YASAKTAN GERİ ADIM ATIYOR

6ac35441066eefba1fd61862N

NATO üyesi Litvanya Parlamentosu 6 Ekim’de ülke topraklarında nükleer silah bulundurulmasını yasaklayan anayasal düzenlemenin kaldırılması yönünde ilk oylamayı yaptı. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için ikinci oylamada da üçte iki çoğunluk gerekiyor.

Rusya ise gelişmenin yeni bir tırmanmaya yol açabileceği uyarısında bulundu. Kremlin, NATO askeri altyapısının ve nükleer silahların Rusya sınırlarına daha fazla yaklaşmasının Avrupa’daki gerilimi artıracağını savundu. Litvanya aynı zamanda Rusya ve Belarus’la sınır komşusu.

AVRUPA’DA SİLAHLANMA YARIŞI DERİNLEŞİYOR

Ukrayna savaşı sürerken Avrupa’da güvenlik politikalarının giderek daha fazla askeri ve nükleer eksene oturması, savaşın yalnızca Ukrayna-Rusya cephesinde kalmadığını gösteriyor.

Litvanya’nın nükleer silah yasağını kaldırmaya yönelik ilk adımı, tek başına nükleer silahların ülkeye yerleştirildiği anlamına gelmiyor. Ancak anayasal yasağın kaldırılması yönündeki girişim, NATO’nun doğu kanadındaki askeri yapılanmanın hangi yöne ilerlediğine dair önemli bir işaret olarak değerlendirilebilir.

ABD’nin Baltık bölgesindeki askeri varlığı ve Avrupa’nın yeniden silahlanma politikalarıyla birlikte düşünüldüğünde, Rusya ile NATO arasındaki karşılıklı askeri hamleler yeni bir gerilim sarmalı yaratıyor.

Burada dikkat çekilmesi gereken temel gerçek şudur: Büyük güçlerin askeri rekabetinin bedelini silahlanma kararlarını alanlar değil, toplumlar ödüyor.

Nükleer silahların Avrupa’ya daha fazla yayılması, güvenliği artırmak yerine nükleer çatışma riskini büyütüyor. Rusya’nın güvenlik gerekçeleriyle yürüttüğü savaş politikası da NATO’nun genişleyen askeri yapılanması da Avrupa halklarını daha güvenli bir geleceğe taşımıyor.

Ukrayna savaşının ortaya çıkardığı en önemli sonuçlardan biri, Avrupa’nın yeniden büyük bir silahlanma ve güç mücadelesi alanına dönüşmesidir. Litvanya’daki anayasa değişikliği tartışması bu sürecin yeni halkalarından biridir.

Exit mobile version