Siyonist İsrail, Akdeniz’de Küresel Sumud Filosu’na saldırdı

IMG_3761

Akdeniz’in uluslararası suları, bir kez daha küresel zorbalığın ve hukuk tanımazlığın sahnesi oldu. Yegane gayesi un, ilaç, çocuk maması ve en önemlisi “insani bir nefes” taşımak olan, 40 ülkeden sivil aktivistin yer aldığı Küresel Sumud Filosu, siyonist İsrail rejiminin barbarca müdahalesiyle karşı karşıya kaldı. 23 tekneyle bağın koparıldığı, 100’den fazla vicdan elçisinin “yüzer hapishanelerde” alıkonulduğu bu saldırı, faşizmin korkaklığından başka bir şey değildir.

Halk Düşmanlığının Tescilli Kronolojisi

Karşımızda sadece bir askeri operasyon yok; karşımızda sistematik bir halk düşmanlığı politikası var. Kendi sınırlarının fersah fersah ötesinde, uluslararası sularda silahsız ve sivil insanlara saldırmak, modern dünyanın gözü önünde işlenen açık bir devlet korsanlığıdır. İsrail rejimi, yıllardır sürdürdüğü sindirme politikalarıyla yalnızca Gazze’yi değil, insanlığın ortak vicdanını da ablukaya alabileceğini zannediyor.

Ancak bu saldırganlığın asıl sebebi güç değil, derin bir korkudur. Silahsız insanlardan, insani yardım gemilerinden ve en çok da hakikatin sesinden korkuyorlar. Çünkü biliyorlar ki Gazze’de uyguladıkları aç bırakma, susuz bırakma ve bombalama politikaları, sivil vicdanların bu soylu direnişi (Sumud) karşısında iflas etmeye mahkumdur.

Mazlum Filistin’in Dinmeyen Sancısı ve “Sumud” Ruhu

Bu saldırı, Gazze’de on yıllardır yaşanan ve son dönemde soykırım boyutuna ulaşan o büyük trajediden bağımsız değildir. Filistin halkı bugün sadece bombalarla değil; tıbbi imkansızlıklarla, açlıkla ve dünyanın sessizliğiyle de sınanıyor. Hastanelerin un ufak edildiği, bebeklerin kuvözlerde nefessiz bırakıldığı bir coğrafyaya umut taşımak isteyen tekneleri batırmak istemek, tam anlamıyla bir insanlık suçudur.

Fakat unuttukları bir şey var: Sumud. Yani o sarsılmaz Arapça kelimenin anlamı: Kararlılık, direnç ve toprağına tutunma inancı. Filistin halkının yetmiş yılı aşkın süredir her türlü zulme karşı ayakta tuttuğu bu ruh, bugün Akdeniz’in sularında Türk, İrlandalı, Fransız ve onlarca farklı milletten aktivistin iradesiyle birleşmiştir.

Uluslararası Toplumun “Derin Sessizliği”

Siyonist rejimin bu kadar fütursuzca hareket edebilmesinin yegane sebebi, Batılı devletlerin ve uluslararası mekanizmaların ikiyüzlü sessizliğidir. Deniz hukuku çiğnenirken, sivil insanlar uluslararası sularda kaçırılırken kafasını kuma gömenler, bu suçun doğrudan ortağıdır.

İsrail’in demir kelepçeleri, Akdeniz’e gömmeye çalıştığı telefonlar ya da kararttığı sinyaller hakikati gizlemeye yetmeyecektir. Gazze’deki mazlumların çığlığına ses veren Küresel Sumud Filosu, fiziken engellenmiş olsa da misyonunu tamamlamıştır: Dünyanın geri kalanına zalimin vahşetini ve mazlumun asaletini bir kez daha göstermiştir.

Exit mobile version