SUDAN’DA ALTIN MADENİNE HAVA SALDIRISI: EN AZ 72 MADENCİ ÖLDÜ

thS

Sudan’ın kuzeyinde, Mısır sınırına yakın bir bölgede düzenlenen hava saldırısında en az 72 küçük ölçekli altın madencisinin öldüğü bildirildi. Reuters’ın 12 Ekim tarihli haberine göre, Sudanlı insan hakları örgütü Emergency Lawyers saldırıdan Mısır hava kuvvetlerini sorumlu tuttu; ancak Reuters bu iddiayı bağımsız olarak doğrulayamadı. Mısır ordusu açıklama yapmazken, Sudan’da ordu tarafından yönetilen hükümet olayla ilgili soruşturma yürütüldüğünü duyurdu. Sudan’daki iç savaş, altın üretimi ve ticareti üzerindeki mücadeleyi de keskinleştiriyor.

Sudan’da yaşananlar, savaşın yalnızca cephelerdeki silahlı güçler arasında yürütülmediğini; geçim kaynaklarının, doğal zenginliklerin ve ekonomik denetimin de çatışmanın merkezinde bulunduğunu gösteriyor. Altın, savaş koşullarında hem gelir hem de silahlı tarafların finansmanında önemli bir kaynak hâline gelirken, geçimini sağlamak için madenlerde çalışan yoksul insanlar bu mücadelenin en ağır bedelini ödüyor.

2023’te başlayan Sudan iç savaşı, geniş halk kesimlerini yerinden etti; ekonomik yaşamı ve temel hizmetleri ağır biçimde tahrip etti. Güvenli geçim olanaklarının daralması, çok sayıda insanı tehlikeli ve kayıt dışı madencilik faaliyetlerine yöneltiyor. Altın gelirleri üzerindeki rekabet ise bu kırılganlığı daha da büyütüyor.

Saldırının faili konusunda bağımsız doğrulama henüz bulunmadığından Mısır’ın sorumluluğu kesinleşmiş bir olgu gibi sunulmamalıdır. Ancak sorumlular kim olursa olsun, sivillerin öldürülmesi ve yaşam alanlarının hedef alınması soruşturulmalı; gerçekler açığa çıkarılmalı ve sorumlular hesap vermelidir.

Sudan örneği, doğal kaynak zenginliğinin halkın refahını kendiliğinden sağlamadığını da ortaya koyuyor. Kaynaklar üzerindeki denetim silahlı güçlerin, siyasal seçkinlerin ve dış ekonomik çıkarların mücadelesine dönüştüğünde, zenginlik halkın yaşamını iyileştirmek yerine savaşın yakıtı olabiliyor. Sudan halkının ihtiyacı, altın gelirleri uğruna sürdürülen rekabetin büyümesi değil; savaşın sona ermesi, sivillerin korunması ve ülkenin kaynaklarının halkın temel ihtiyaçları için kullanılmasını sağlayacak koşulların kurulmasıdır.

Exit mobile version