Qardaha’da yaşananların tüm şeffaflığıyla gerçeği…
Colani denen insanlık düşmanının Kamu Güvenliği araçları, şehirdeki bazı evleri kontrol altına almak için yerel saat ile 18:00’de Qardaha şehrine baskın düzenledi. Otomatik fırının yakınındaki bir evi ele geçirdiler ve güçlerinin oraya konuşlandırılması için ev sakinlerini zorla çıkardılar. Ev sakinleri mezhepçi katilleri evlerinden çıkarılmalarını engellemek için direnmeye çalıştılarsa da başarılı olamadılar.
Kamu Güvenliği silahlarını sivillerin yüzüne doğrulttu ve rastgele kurşunlar sıktı ve evi ele geçirdi. Daha sonra sivillere ateş açıldı ve bu da tüm sakinlerin gözleri önünde Qardaha’daki Beit Jarkas kavşağında duran çaresiz bir gencin yaralanmasıyla sonuçlandı. Halk, yaralanan Alevi genci tedavi etmek için ona doğru koştular. Devam eden ateş ve tedavi etme girişimlerinin engellenmesi üzerine yaralanan genç hayatını kaybetti. Bu nedenle öfkelenen Aleviler bu terörist gruplardan hesap sormak için çetelerin saklandığı karakola gitti. Qardaha Polis Karakolunda saklanan ve işledikleri iğrenç suçun korkunçluğunun farkına varan çeteler, korkudan bütün kapıları kapattı.
Qahalılar, polis karakolunda bulunanlardan genci vuran kişiyi teslim etmelerini talep etti. Polis karakolunda tahkimatı sağlanan teröristler, Suriye halkına karşı hareket eden konvoylarını göndermek için Şam hükümetine bağlı olan Cebeli ve Lazkiye’deki teröristlerle iletişime geçti. Şehre ağır silahlarla takviye edilmiş askeri malzemeler gelir gelmez gösterici sivillere doğrudan ateş açtılar. Ateş sonucu 10’dan fazla göstericiyi yaralandı, 5’ten fazla kişi de katledildi. Olaylarda, Erdoğan’ın mezhepçi ideolojisiyle akraba olan çeteler, Qardaha halkına mezhepsel hakaretlerde bulundular. Bunun üzerine Alevi halkı, barbar İslamcı çetelere “Ya Ali, Ya Ali” şeklinde karşılık verdi.
Bölgede yaşanan katliamlarla beraber Alevilerin direnişi de devam ediyor.
