TÜİK eylül ayı enflasyon verilerini açıkladı

IMG_3729

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayı enflasyon verilerini duyurdu. Açıklanan verilere göre eylül ayında enflasyon yüzde 1,84, yıllık enflasyon ise yüzde 29,73 olarak hesaplandı.

Beklenti enflasyonun eylülde yüzde 2,18 artması ve yıllık enflasyonun yüzde 30,16 olması yönündeydi.

ENAG verilerine göre aylık 2,10

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) da 2026 Eylül ayına ilişkin E-TÜFE verilerini açıkladı. Buna göre ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE), eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2,10 oranında arttı. Yıllık enflasyon artış oranı ise yüzde 46,61 olarak hesaplandı.

Rakamlar Düşüyor, Mutfaktaki Yangın Büyüyor

Resmi verilere göre enflasyon oranlarında yavaşlama kaydedilse de hane halkının en büyük gider kalemi olan gıda, barınma ve eğitim maliyetlerindeki yükseliş durdurulamıyor. İşçi ve memur konfederasyonlarının araştırmaları, resmi enflasyon ile vatandaşın hissettiği hayat pahalılığı arasındaki makasın kapanmadığını ortaya koyuyor.

TÜRK-İŞ tarafından açıklanan son veriler, Ankara’da dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcamasını (açlık sınırı) 37 bin TL’nin üzerine çıkarırken; gıda, kira, fatura, ulaşım ve eğitim gibi tüm zorunlu harcamaları kapsayan yoksulluk sınırının 123 bin TL’yi aştığını gösteriyor. Asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki bu geniş uçurum, milyonlarca çalışanı doğrudan açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediyor.  

“Etiketteki Fiyatla TÜİK Rakamı Birbirini Tutmuyor”

Semt pazarlarında ve marketlerde konuştuğumuz dar gelirli vatandaşlar, açıklanan enflasyon rakamlarına tepkili. Geçim sıkıntısı çeken bir emekli durumu şu sözlerle dile getiriyor:

“Rakamlara göre enflasyon düşüyor deniyor ama pazar tezgahında düşen hiçbir şey yok. Geçen ay aldığımız sebzeyi bu ay aynı fiyata bulamıyoruz. Okul sezonu açıldı, kırtasiye ve kıyafet masrafları belimizi büktü. TÜİK’in açıkladığı yüzde 1,84’lük artış bizim mutfağımıza hiç uğramıyor.”

Okul Sezonu Masrafları Dar Gelirliği Çaresiz Bıraktı

Eylül ayıyla birlikte eğitim öğretim yılının başlaması, dar gelirli ailelerin üzerindeki yükü katladı. Servis ücretleri, kırtasiye malzemeleri, okul kıyafetleri ve çocukların beslenme çantası maliyetleri, asgari ücretli bir ailenin bütçesini tamamen altüst etmiş durumda. Birçok aile, çocuklarının temel eğitim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlanmak ya da diğer temel harcamalarından kısmak zorunda kalıyor.  

Yoksul Halkın Talebi: Gerçekçi Rakamlar ve Adil Gelir Dağılımı

Sosyal hak savunucuları ve ekonomistler, enflasyon hesaplamalarında halkın doğrudan tükettiği temel mal ve hizmetlerin ağırlığının daha net yansıtılması gerektiğinin altını çiziyor. Dar gelirli kesimlerin talepleri ise net:

• Maaş artışlarının resmi enflasyona göre değil, pazardaki ve mutfaktaki gerçek hayat pahalılığına göre belirlenmesi,

• Asgari ücretin ve emekli aylıklarının açlık ve yoksulluk sınırları dikkate alınarak insanca yaşanabilir bir seviyeye çekilmesi,

• Dar gelirli ailelerin çocuklarına okullarda ücretsiz beslenme desteği sağlanması,

• Temel gıda maddeleri ve barınma üzerindeki ağır vergi yükünün kaldırılması.

Kağıt üstündeki oranlar gerilese de yoksul halk için hayat pahalılığı tek bir gerçekle özetleniyor: Tencerelerin her geçen gün daha zor kaynaması ve alım gücünün erimeye devam etmesi.

Exit mobile version