UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI DERİNLEŞİYOR. ENERJİ TESİSLERİ HEDEFTE, SAVAŞ HALKLARIN YAŞAMINA YAYILIYOR

Ukrayna

DEVRİMCİ DEMOKRASİ – DÜNYA

Rusya-Ukrayna savaşında karşılıklı uzun menzilli saldırılar yoğunlaşırken, savaş cephe hattının ötesine geçerek petrol rafinerilerini, enerji tesislerini ve sanayi altyapısını hedef alan yıkıcı bir ekonomik savaşa dönüşmüştür.

10 Ağustos’ta Ukrayna’nın Tataristan’daki Nijnekamsk petrol rafinerisine düzenlediği İHA saldırısında, aralarında yedi Özbekistan vatandaşının da bulunduğu en az 13 emekçi katledilmiştir. 11 Ağustos’ta Orenburg’daki Orsknefteorgsintez rafinerisi hedef alınırken, eş zamanlı olarak Rusya’nın Zaporizhzhia’daki çelik tesisleri ve kent merkezlerine yönelik füze saldırılarında siviller yaşamını yitirmiştir.

SAVAŞIN KAZANANI SİLAH TEKELLERİ, KAYBEDENİ HALKLARDIR

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve topraklarını ilhak etmesi asla meşru görülemez; bu, gerici ve yayılmacı bir saldırganlıktır. Öte yandan, Rusya’nın işgaline karşı çıkma retoriğiyle Ukrayna topraklarını kendi jeopolitik ve ekonomik çıkarlarının üssü haline getiren ABD-NATO emperyalizminin politikası da halkların kurtuluşu olamaz.

Bugün Tataristan’daki rafineride can veren Özbek işçiler ve Zaporizhzhia’da bombalanan emekçiler, bu emperyalist paylaşım savaşının acı gerçeğini gözler önüne sermektedir. Savaşın coğrafyası genişleyip enerji hatları ve fabrikalar hedef alındıkça, emperyalist-kapitalist sistemin kasaları dolmakta, halkların payına ise ölüm, göç ve derinleşen yoksulluk düşmektedir.

Devrimci tutum nettir:

 Moskova’nın yayılmacı işgalciliği ile Washington ve NATO’nun emperyalist hegemonyası arasında bir tercih yapılamaz.

 Kremlin’in işgalini anti-emperyalizm kisvesiyle savunanlar da NATO’nun yayılmacılığını “demokrasi” maskesiyle aklayanlar da halkların bağımsız devrimci iradesine ihanet etmektedir.

 Ukrayna halkının özgürlüğü ve geleceği; ne işgalci Kremlin saraylarına, ne Washington’ın Pentagon planlarına, ne de Brüksel’deki monopollerin masalarına bağlanabilir.

Gerçek kurtuluş; işgalin son bulmasında, emperyalist tüm askeri üslerin ve ittifakların dağıtılmasında, ezilen halkların kendi kaderini kendi ellerine almasında ve işçi sınıfının enternasyonalist devrimci mücadelesinin yükseltilmesindedir. Silah tekelleri kârına kâr katarken, ezilen halklar ölüm çarkına teslim olmayacaktır!

Exit mobile version