Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Tunçbilek beldesinde faaliyet gösteren Egetaş Kömür İşletmesi’nde çalışan maden işçileri, hak gaspına ve kötü çalışma koşullarına karşı başlattıkları direnişte 3’üncü günü geride bıraktı. İş güvenliği önlemlerinin yetersizliği, ödenmeyen ücret alacakları ve toplu iş sözleşmesinden doğan kömür haklarının verilmemesi üzerine iş bırakan işçiler, kararlılıkla işletme önünde nöbet tutmaya devam ediyor.
“Önce Can Güvenliği, Sonra Alın Teri”
Maden işçilerini üretimi durdurma noktasına getiren süreç, yeraltı ocaklarındaki ciddi iş sağlığı ve güvenliği (İSG) eksiklikleriyle başladı. İşçiler, özellikle olası bir göçük veya gaz sızıntısı anında hayati önem taşıyan oksijen maskelerinin yetersiz ve bakımsız olduğunu belirtti.
Kanunun kendilerine tanıdığı “çalışmaktan kaçınma hakkını” kullanan işçiler, sadece can güvenliklerini değil, gasp edilen ekonomik haklarını da talep ediyor. İşçilerin masadaki temel talepleri şunlar:
• İSG Önlemleri: Başta oksijen maskeleri olmak üzere yeraltındaki tüm güvenlik ekipmanlarının eksiksiz ve çalışır duruma getirilmesi.
• Ücret Alacakları: Geçmişe dönük ödenmeyen maaş farklarının ve ücret alacaklarının derhal hesaplara yatırılması.
• Kömür Hakları: 3 yıllık toplu iş sözleşmesinde taahhüt edilen ancak bugüne kadar teslim edilmeyen kömür haklarının işçilere verilmesi.
Sarı Sendikaya Tepki, Genel Maden-İş’e Geçiş
Yıllardır yaşadıkları sorunlara somut bir çözüm üretilmemesi üzerine işçiler, mevcut sendikaları Türkiye Maden İş Sendikası’na tepki göstererek topluca istifa etti. Haklarını korumakta kararlı olan yüzlerce madenci, Genel Maden İşçileri Sendikası’na (GMİS) geçiş yaparak örgütlü mücadelelerini yeni bir çatı altında birleştirdi.
İlçede seslerini duyurmak için kitlesel bir yürüyüş de gerçekleştiren madencilere, aileleri ve Tavşanlı halkı da destek veriyor.
Şirket Yetkilisinden İşçiye Ağır İtham: “Vatan Haini”
Eylemin ilk günlerinde maden önünde gergin anlar yaşandı. Bir şirket yetkilisinin hak arayan işçilere yönelik “İşini yapmayan vatan hainleri” şeklinde bağırması fitili ateşledi. Soma Katliamı’nın yıl dönümüne denk gelen günlerde madencilere yönelik bu üslup büyük infial yarattı. İşçilerin sert tepkisi üzerine geri adım atmak zorunda kalan yetkili, “Şekerim ve tansiyonum düştü, istemeden ağzımdan çıktı” diyerek kendisini savundu.
Mücadele Yargıya ve Bakanlığa Taşındı
Sürecin takipçisi olan GMİS yöneticileri ve sendika avukatları, madencilerin haklarını korumak adına hukuki hamleleri başlattı:
- İşletmedeki İSG ihlalleri ve usulsüzlükler gerekçesiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na şikayette bulunuldu. Bölgeye acilen müfettiş görevlendirildi.
- Tavşanlı 2. İş Mahkemesi’nde, madendeki can güvenliği risklerinin resmi olarak kayda geçmesi için tespit davası açıldı.
Anayasal haklarını kullanarak direnişe geçen Egetaş işçileri, işveren geri adım atana ve tüm talepler yazılı bir taahhüde bağlanana kadar maden önündeki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.
