Antalya’da Kasım ayında kapılarını açacak olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde, Türkiye’nin en eski endüstriyel merkezlerinden biri olan Zonguldak’ta yaşam savunucuları bir araya geldi. Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu’nun öncülüğünde TMMOB Maden Mühendisleri Odası ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Zonguldak İklim Zirvesi”, kentin onlarca yıllık kömür mirasının yarattığı ekolojik ve sosyo-ekonomik enkazı gözler önüne serdi.
On yıllar boyunca ülkenin enerji ihtiyacının karşılandığı “kömürün başkenti” Zonguldak, bugün iklim krizinin ve fosil yakıt ekonomisinin bıraktığı ağır faturayla baş başa. Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek küresel iklim zirvesi COP31 ve eşzamanlı planlanan Halkların İklim Zirvesi öncesinde seslerini duyurmak isteyen yaşam savunucuları, “Zonguldak İçin Adalet” şiarıyla kritik bir buluşmaya imza attı.
“Kömürden Geriye Kirlilik ve Göç Kaldı”
Zirvede yapılan ortak değerlendirmelerde, madencilik faaliyetleri ve termik santrallerin bölgede yarattığı tahribata dikkat çekildi. Yıllarca ekonomik kalkınma adı feda edilen kentin, bugün hem doğasını hem de demografik yapısını kaybettiği vurgulandı.
Platform bileşenleri adına yapılan açıklamalarda şu çarpıcı noktanın altı çizildi:
“Kömürün merkezi olarak anılan Zonguldak; iş cinayetleri, meslek hastalıkları, hava kirliliği, su kaynaklarının kuruması ve bitki örtüsünün yok olmasıyla baş başa bırakıldı. Karbon lock-in (karbon kilidi) dediğimiz durum, kenti ekonomik bir çıkmaza sürüklerken;yılların sömürüsünden geriye sadece ekolojik yıkım ve göç dalgaları kaldı.”
“Adil Geçiş” Mekanizmaları Şart
Zirvenin en temel gündem maddesini, fosil yakıtlardan vazgeçilirken bölge halkının ve emekçilerin yoksullaşmasını önleyecek “Adil Geçiş” (Just Transition) ilkeleri oluşturdu. Enerji dönüşümünün sadece büyük sermayenin veya merkezi politikaların kararlarıyla yürütülemeyeceği; kömür emektarlarının ve Zonguldak halkının bu sürecin karar mekanizmalarında aktif yer alması gerektiği savunuldu.
Talep metninde özetle şu hususlar vurgulandı:
Ekonomik ve Sosyal Güvence:
Kömürden çıkış sürecinde maden işçilerine ve bölge halkına ekonomik güvence sağlanmalı, kente yönelik acil pozitif ayrımcılık politikaları uygulanmalıdır.
Sağlık ve Rehabilitasyon:
Termik santrallerin ve maden sahalarının yarattığı çevresel hastalıkların yanı sıra, tahrip edilen doğanın rehabilite edilmesi için acil eylem planları devreye sokulmalıdır.
Küresel Zirveye Yerel Not:
Antalya’daki COP31 masasına, masanın asıl sahipleri olan yerel halkların, kömür havzalarından yükselen adalet çığlığı taşınmalıdır.
Gözler Antalya’daki COP31’e Çevrildi
Zonguldak İklim Zirvesi’nden çıkan sonuç bildirgesinin, Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan COP31 zirvesinde ve alternatif halk forumlarında güçlü bir şekilde dile getirileceği belirtildi. Yaşam savunucuları, iklim krizine karşı mücadelenin ancak “ekolojik adalet” ve “sosyal hak arayışı” ortak paydasında başarıya ulaşabileceğinin altını çizerek kararlılık mesajı verdi.
