ERDOĞAN PUTİN’LE GÖRÜŞMEK İSTİYOR: UKRAYNA SAVAŞI İÇİN YENİ DİPLOMATİK GİRİŞİM

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşmek istediğini açıkladı.

Reuters’ın 5 Kasım 2026 tarihli haberine göre Erdoğan, Güney Kore ziyaretinden dönüşünde gazetecilere yaptığı açıklamada, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Putin’le de savaşın sona erdirilmesi konusunu ele almak istediğini söyledi.

Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve ilgili yetkililerin hem Moskova hem de Kiev yönetimleriyle temas hâlinde olduğunu, iki taraf arasında Türkiye’de yeni bir görüşme gerçekleştirilmesi için girişim yürütüldüğünü belirtti.

Zelenski ile Erdoğan’ın son görüşmesi 31 Ekim’de İstanbul’da gerçekleşmişti.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov ise Putin ile Erdoğan arasında yapılması planlanan bir telefon görüşmesine ilişkin henüz kesinleşmiş bir program bulunmadığını, ancak ihtiyaç duyulması hâlinde görüşmenin kısa sürede organize edilebileceğini açıkladı.

Dolayısıyla şu aşamada Putin-Erdoğan görüşmesi kesinleşmiş değil. Ankara’nın girişimi diplomatik temas aşamasında bulunuyor. Reuters +1

EMPERYALİST PAYLAŞIM MÜCADELESİNDE DİPLOMASİ VE GÜÇ HESAPLARI

Rusya-Ukrayna savaşı, yalnızca iki devlet arasındaki askerî çatışma olarak değerlendirilemez. Savaşın arkasında NATO-Rusya gerilimi, emperyalist nüfuz mücadelesi, enerji kaynakları, ekonomik çıkarlar ve bölgesel güç dengeleri bulunmaktadır.

Türkiye’nin iki tarafla da temas kurabilmesi, Ankara’ya diplomatik hareket alanı sağlıyor. Ancak bu durum Türkiye’nin tarafsız ve bağımsız bir barış politikasına sahip olduğu anlamına gelmiyor. Türkiye’nin NATO üyeliği, Batılı emperyalist güçlerle ilişkileri, Rusya’yla enerji ve ticaret bağları, bu politikanın çelişkili karakterini ortaya koyuyor.

Diplomatik görüşmelerin yeniden başlaması, savaşın yarattığı yıkımın durdurulması açısından önemlidir. Ancak masadaki pazarlıkların merkezine halkların yaşamı değil, devletlerin güvenlik ve nüfuz hesapları yerleştiğinde kalıcı bir çözümün ortaya çıkması güçleşir.

Ukrayna ve Rusya halkları, emperyalist rekabetin ve iktidar hesaplarının bedelini canlarıyla, geçim kaynaklarıyla ve gelecekleriyle ödüyor.

Halkların gerçek çıkarı, hangi emperyalist gücün daha fazla toprak veya nüfuz kazanacağında değil; savaşın sona ermesinde, bağımsızlıklarının ve yaşam haklarının korunmasındadır.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.