Devrimci Demokrasi – 24 Ekim 2026
Fransa’da 24 Ekim Cumartesi günü düzenlenen seferberliğin en önemli odaklarından biri Orléans oldu. Aşırı sağcı Rassemblement National’ın (RN) kongresine karşı sendikaların, sol partilerin ve antifaşist örgütlerin çağrısıyla düzenlenen yürüyüşte, ırkçılığa, faşizme ve emperyalizme karşı çıkış öne çıktı. Yetkililer, yürüyüş öncesinde 20 bin ila 30 bin kişinin katılımını beklediklerini açıkladı. Kentte hafta sonu boyunca yaklaşık 3 bin polis ve jandarma görevlendirildi.
Yürüyüşün güzergâhının kent merkezinden uzaklaştırılması, protesto hakkı üzerindeki idari sınırlamaları yeniden gündeme getirdi. Pazar günü yapılması planlanan ikinci antifaşist gösteri ise valilik tarafından yasaklandı; yasağın idari yargı tarafından onandığı bildirildi. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, olası olaylara karşı sert müdahale edileceğini açıklarken sendikalar ve gösteri çağrısı yapan örgütler, RN kongresine karşı sokakta seslerini duyurmaya hazırlanıyor.
Ülke çapındaki seferberlik, yalnızca RN kongresine karşı düzenlenen yürüyüşten ibaret değildi. Hayat pahalılığı, ücretler, emeklilik, eğitim bütçesi ve öğrenci barınma koşulları da protestoların gündemindeydi. Associated Press’in 24 Ekim tarihli haberine göre hükümet, ülke genelinde 70 bin güvenlik görevlisini seferber etti. Paris’te ana yürüyüşün güzergâhına kısıtlama getirilirken Lyon, Nice ve Montpellier gibi kentlerde de bazı gösteriler yasaklandı.
Öğrenci örgütleri, yükseköğretimde 250 bin ek kontenjan, daha fazla öğretmen, okul binalarının onarılması, öğrenci yardımlarının artırılması ve kamu öğrenci yurtlarında kira dondurulması taleplerini dile getirdi. Böylece eylemlerde, gündelik yaşam maliyetleri ile kamusal hizmetlerdeki yetersizlikler aynı mücadele gündeminde buluştu.
Sosyal hoşnutsuzluk ile antifaşist mücadele arasındaki bağ
24 Ekim seferberliğinin politik önemi, farklı toplumsal taleplerin aynı gün içinde görünürlük kazanmasında yatıyor. Geçim koşullarının ağırlaşması, eğitim alanındaki sorunlar ve barınma krizi emekçileri, öğrencileri ve gençleri sokağa çıkarırken Orléans’daki RN karşıtı yürüyüş, aşırı sağın siyasal yükselişine yönelik tepkiyi öne taşıdı.
Bununla birlikte, farklı taleplerin aynı eylem gününde buluşması, kendiliğinden ortak ve süreklilik taşıyan bir mücadele hattı oluştuğu anlamına gelmiyor. Sosyal taleplerin nasıl bir örgütlenmeye dönüşeceği, sendikaların ve gençlik hareketinin nasıl bir yol izleyeceği ve antifaşist mücadelenin toplumsal eşitsizliklere karşı mücadeleyle nasıl ilişkilendirileceği önümüzdeki dönemin temel soruları arasında yer alıyor.
Gösteri yasakları, güzergâh sınırlamaları ve yoğun güvenlik konuşlandırması da bu tartışmanın bir parçası. Kamu düzeninin korunması gerekçesiyle alınan önlemler ile toplantı ve gösteri özgürlüğünün kullanılması arasındaki gerilim, 24 Ekim’de bir kez daha görünür hâle geldi.
Temel mesele, sokaktaki öfkenin büyüklüğünü tek başına bir başarı ölçütü saymak değil; bu öfkenin hangi talepler etrafında birleştiğini, hangi örgütsel biçimlerle süreklilik kazanabileceğini ve sosyal eşitsizliklerle ırkçılığa karşı mücadelenin nasıl birbirini güçlendirebileceğini somut biçimde tartışmaktır.
