FURKAN VAKFI’NDA TUTUKLAMALAR: GERİCİ HAREKETİN DİRENÇ KAPASİTESİ ÜZERİNE

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Alparslan Kuytul ve Semra Kuytul tutuklandı

Furkan Vakfı’na yönelik Adana merkezli soruşturma kapsamında gözaltına alınan 56 kişiden 44’ü tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilirken, vakfın kurucu başkanı Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul’un da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında daha önce 5 şirkete kayyum atanmış, 349 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmişti.

Furkan çevresinin bu gelişmeye verdiği tepki ise dikkat çekici. Tutuklamaların ardından taraftarların cezaevi önünde toplanması, sloganlarla ve kolektif bir ruh haliyle tepki göstermesi, örgütsel bağlılığın ve politik motivasyonun tabanda hâlâ güçlü olduğunu gösteriyor.

Burada devrimci hareket açısından çıkarılması gereken önemli bir ders vardır.

Furkan hareketinin gerici, dinci ve sınıfsal olarak düzen sınırları içerisinde kalan politik çizgisini eleştirmek başka şeydir; onun kendi tabanındaki öfkeyi örgütleme becerisini görmezden gelmek başka şey.

Bu hareket, iktidarla çeliştiği noktaları kendi politik söyleminin merkezine yerleştirerek tabanında “bize saldırılıyor” duygusu yaratabiliyor. İnsanları yalnızca bir düşüncenin takipçileri olarak değil, aynı zamanda ortak bir topluluğun parçası olarak örgütlüyor.

Devrimci hareketin önemli bir bölümünde ise bunun tersine, öfke çoğu zaman basın açıklamalarında tüketiliyor.

Bir gözaltı: açıklama.

Bir saldırı: açıklama.

Bir hak gaspı: açıklama.

Bir katliam: açıklama.

Sonra yeniden aynı çevre, aynı sloganlar, aynı yöntemler…

Oysa mesele yalnızca halkın öfkeli olup olmaması değildir. Mesele, o öfkenin hangi sınıfın çıkarları doğrultusunda örgütlendiğidir.

Gericilik bu alanı boş bırakmıyor. Devrimci hareket ise boş bıraktığı her alanda başka siyasal güçlerin etkisinin büyümesine seyirci kalıyor.

Furkan örneği bu nedenle devrimci hareket için bir taklit konusu değil, bir siyasi uyarıdır.

Toplumdaki öfke vardır. Sorun, bu öfkenin devrimci bir sınıf bilincine ve örgütlü mücadeleye dönüştürülememesidir.

Devrimci hareketin görevi gericiliğin yöntemlerini kopyalamak değil; işçi sınıfının, gençliğin, kadınların ve ezilenlerin gerçek yaşam sorunları üzerinden çok daha güçlü, kolektif ve özgürleştirici bir mücadele zemini yaratmaktır.

Öfke boşluk kabul etmez. Devrimci hareket örgütlemezse, gericilik örgütler.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.